Heroes Of Gaia

$ul€

$ul€

Yeni Üye
Üye
heroes of gaia oyna heroes of gaia hileleri hero hileleri
Yine ben ve yine yeni bir oyun :D:D

Meleklerim bu defa diğerlerine oranla görsel özellikleri oldukça güzel ve tam anlamıyla stratejinin, savaşın, birliğin kısacası zekanın üstün olduğu bir oyunla karşınızdayım...

Peki bu oyun nasıl bir oyun?

Önecelikle bu oyunda hiçbir program indirmeden sadece tarayıcı aracılığıyla oynandığını söylemek isterim.

Şimdi başlayalım oyundan bahsetmeye...Önce birkaç kare oyun fotoğrafıyla başlayalım..

Alttaki fotoğraf İnsan ırkının kalesinin genel iç görünüşüdür...


bu kale ise ork ırkının kalesinin genel görüntüsüdür...


bu kale ise Elf ırkının kalesidir... ( bu arada bende Elf kalede oynuyorum =))


Bu kale ise yaşayan ölü ırkının kalesinin genel görüntüsüdür...


Bu görüntü ise Bir canavarın gücünü gösteren bilgi çerçevesidir


Bu resimde ise 2 kullancı birbiri ile savaş halindeyken çekilmiş


Yaşayan ölü ırkından bir heronun genel harita üzerindeyken görüntüsü...


Yaşayan ölü ırkından bir heronun kıyafetleri ve üzerindeki asker


Yine 2 kullanıcının savaşıekenki hali =)



Ve aşağıda ise oyunun genel hikasyesini okuyup ayrıntılı bilgiyi edinebilirsiniz... Keyifli oyunlar.



HİKÂYE
KADİM VE GİZLİ TARİHLER
  • Güzel Tanrıça Gaia, hem karanlığın kraliçesi hem de ışığın prensesiydi. Yarattığı dünyada gün ve gece dengede, tüm canlılar uyum içindeydi. Savaşsalar da sevişseler de eski bilgeliğe göre yaşarlardı.
  • Sonra Gaia’nın oğulları yeni tanrılar geldi. Elflerin Tanrısı Oberon en büyükleriydi, onun karanlık ikizi Orkların tanrısı Krumm ve insanların tanrısı da pırıltılı güneş, Mithra’ydı. Ama Gaia’nın gözdesi, en küçük oğlu adı unutulmuş bir tanrı daha vardı. Onu şimdi çok başka bir isimle anarlar…
  • Yeni tanrılar yeryüzündeki güçlere şekil verdiler, her biri ayrı bir güce ve ırka hükmederek kuvvetlendiler. Ama anneleri Gaia’nın şefkatini ve sınırsız hoşgörüsünü kötüye kullanarak eski bilgeliğin kurallarını çiğneyen müritlerine göz yumdular. Onlar hırsa kapılınca dört ırkın arasındaki denge de bozuldu ve tanrılar arasında da kavga çıktı.
  • Katilin kim olduğunu kimse hatırlamıyor. Bin yıldan fazla zaman geçti ama bir gün ağabeylerinden biri savaş meydanında küçük kardeşi buldu. Parıltılı mızrağıyla böğrünü deşti. Genç tanrı, yarasını avuçlayarak dizlerin üzerine çöktü ve ölmeden önce haykırdı.
  • Tanrıça’nın kulakları oğlunun feryadını duymuştu. Dağlar titredi, nehirler taştı. Gaia’nın gözyaşları dünyaya bir tufan getirdi. Sular çekildiğinde Gaia artık kurak bir savaş alanına dönmüştü.
  • Şarkılar sustu, ağıtlar yakıldı, yetenekli ustalar artık silah yapıyor, âşık olması gereken gençler savaşa gidiyordu. Tüm dünya sonu gelmeyecekmiş gibi görünen bir seferberlik dönemine girdi. Tanrıça çocuklarına tek söz bile etmedi. Onların kalbini bile kıramayacak kadar saf olan Gaia her şeyi ardında bırakıp sırra kadem bastı.
  • Dünyanın küllerinden yeni bir tanrı doğdu. Küçük kardeş ölümden geri döndü ve eski adını unuttu. Bugün herkes onu hortlakların ve nekromansinin tanrısı Nergal olarak bilir. O da bu kavgada yerini aldı.
  • Yeşil derililer, kadim halk, yürüyen ölüler ve insanlar. Hepsi de artık tek başlarına her şeye hâkim olmak için amansız ve kuralsız bir mücadele içindeydiler.
  • Gaia’nın tapınakları savaşlarda bir bir yok edildi. Rahipleri avlandı, dağlara ve kuytulara çekilmeye zorlandı. Deli diye taşlandı, isimleri kitabelerden silindi. Gaia’nın ölümünden tam bin yıl sonra Tanrıça’nın son rahibi Ahmose insanlara son bir mesaj bıraktı.
  • Bir gün bir bilge kral gelecek, fesadı yenip tüm ırklara hâkim olacak. Cesareti, gücü ve erdemi tahta çıkaracak ve Gaia’ya yeniden barışı getirecek. İşte o zaman Tanrıça geri dönecek!
  • Çünkü Gaia’da uğrunda savaşmaya değer tek şey vardır, o da BARIŞ!

 
Üst