Sağlıkçılar ve Doktorlar

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Osman Müftüoğlu

Osman Müftüoğlu 1955 İçel, Anamur doğumlu.

Ankara Üniversitesi Tıp Fatültesi mezunu. Aynı fakültede iç hastalıkları ihtisası yaptı. Yurtdışındaki merkezlerde çalıştı. Ankara Numune Hastanesi'nde baş asistan olarak çalıştı. 1987 yılında iç hastalıkları endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları bölümünde bölüm şef yardımcısı, 1989'da doçent, 1990'da klinik şefi oldu. 1991'den beri Süleyman Demirel'in özel doktoru. Çok sayıda politikacı, sanatçı, bilim adamının da doktorluğunu sürdürüyor. 1993'te Ankara Numune Hastanesi başhekimi oldu. Modern hastanecilik kavramı ile ilgili önemli atılımlar yaptı. 2001 Kasım'ında başhekimlikten, altı ay sonra da mesleki donanımımı artırmak ve hastalarına daha çok zaman ayırmak için memuriyetten ayrıldı.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet

Hulusi Behçet, 20 Şubat 1889 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Tıp öğrenimini 1910 senesinde tamamlamış ve 1914 Temmuzuna kadar Gülhane Dermatoloji
Kliniğinde Eşref Ruşen, Talat Çamlı ve bakteriyolog Reşat Rıza hocaların yanında asistan olarak çalışmıştır. 1914 Temmuzunda Kırklareli Askeri Hastanesi başhekim muavinliğine tayin edilmiş ve daha sonra 1918'e kadar Edirne Askeri
hastanesinde dermatoloji uzmanı olarak çalışmıştır. 1918 Ağustosunda evvela Budapeşte'de, sonra Berlin'de Charité Hastanesinde çalışmış ve 1919 Ekiminde yurda dönmüştür.

Hulusi Behçet, bir müddet serbest çalıştıktan sonra 1923'te Hasköy Zührevi HastalıklarHastanesi Başhekimliğine tayin edilmiş, 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Guraba Hastanesi dermatoloji uzmanlığına nakledilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan ve soyadı kanunu kabul edildikten sonra, Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk'ün arkadaşlarından olan babası Ahmet Behçet'in, parlak ve çok zeki anlamına gelen ve adı olan Behçet'i soyadı olarak almıştır. 1933 senesinde Üniversite Reformunda Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniğine profesör seçilmiştir. Hulusi Behçet, Türk akademisinde profesör unvanını alan ilk kişidir.

Hulusi Behçet dermatolojide bir çok konuyu ayrıntılı bir şekilde incelemiştir. 1920 yılından itibaren çeşitli dernek toplantılarında ve bazı yazılarında deri layşmanyazında çivi belirtisi bulunduğundan bahsetmeye başlamıştır. O dönemin önde gelen deri hastalıkları uzmanlarından biri olan Dr. Abimelek,3 Hulusi Behçet'in çivi belirtisi tanımını şöyle nakletmektedir: "Önce bir nodül ortaya çıkar. Bu nodül ülserleşirse üzerinde bir krut gelişir. Bu krut altına sıkı bir şekilde yapışık olup, kaldırılması güçtür. Kaldırıldığı zaman zemininde aynen diskoid lupus eritematozusta olduğu gibi kruta dik olarak çıkan veya kopan, her biri yaklaşık olarak 2 mm çapında çivi şeklindeki uzantılar görülür.
Çivi belirtisi klinik tablonun patognomonik bulgularıdır ve histolojik tabloya da yansır. "Bu dönemde deri layşmanyazında Kyrle ve Reenstierna histolojik çalışmalar yapmışlarsa da, Hulusi Behçet'in ısrarla üzerinde durduğu çivi belirtisinden bahsetmemişlerdir.

Bunun dışında, yine o yıllarda,ülkemizdeki arpa uyuzları konusunda çok sayıda yazı yazmıştır. Hatta yurdumuza ait parazitlerin tür ve cinslerini de saptamıştır.1 Karadeniz kıyılarında arpa çuvallarını taşıyan hamalların arpa uyuzuna yakalanmamak veya tedavi amacıyla sık sık denize girdikleri şeklindeki gözlemini sonraki yıllarda yazdığı ders kitabında belirtmiştir.

Hulusi Behçet 1930'lu yıllarda da incir dermatitleri üzerinde durmaya başlamıştır. Senelerce ham incir dermatiti üzerine çalışmak ve yazı yazmak suretiyle bu dermatozun Balkanlarda ve nihayet Fransa ve Amerika'da tanınmasını sağlamıştır.İstanbul'da ilkbahar ve yaz aylarında incir ve incir yaprakları ile ilgilenen şahıslarda, sonbaharda ise incir ürünleriyle ilgilenen kişilerde meydana gelen, biri diğerinden farklı iki klinik tabloyu senelerce gözlemiştir. Bir çok klinik tabloyla karışabileceği için incir dermatitlerini, ülkemizde tanınması için önce 1933 yılında Pratik Doktor adlı dergide yayınlamıştır. Daha sonra çeşitli olguları dermatoloji derneği toplantılarında sunmuş,en sonunda da Fransız Dermatoloji Derneği Bülteninde yayınlamıştır.




Bu tarihten iki yıl sonra, Behçet hocayı zamanın en önemli dermatoloji dergilerinden biri olan "Dermatologische Wochenschrift"in yazı kurulunda görüyoruz. Aynı yıl Medizinische Welt'in yazı kuruluna da seçilmiştir. Bu önemli görevlere bilgisi ve güvenilirliği sayesinde geldiği herhalde tartışılamaz.

Hulusi Behçet, 21, 7 ve 3 yıl takip ettiği üç hastada ağız ve genital bölgede aftöz belirtiler, gözde de çeşitli bulgular bulunduğunu gözler ve bunun yeni bir hastalık olduğuna inanır. 1937'de bu görüşlerini "Dermatologische Wochenschrift" de yazar ve aynı yıl Paris'te Dermatoloji toplantısında sunar. Bu toplantıda hastalığın etyolojisinde, dental bir infeksiyonun da neden olabileceğini bildirir. 1938'de bu konuyla ilgili daha detaylı bir yazıyı yine aynı dergide yayınlar. Aynı yıl Dr. Niyazi Gözcü ve Prof. Frank benzer semptomları içeren iki olgu daha yayınlarlar. Arkasından Avrupa'dan yeni bildiriler de gelir. Böylece Avrupalı doktorlar yeni bir hastalığın varlığına karar verirler. Oftalmologlar Behçet hastalığını kabul etmeye başlarlar, ancak dermatologlar bu yeni hastalığı ısrarla inkar ederler. Bu tablonun pemfigus, ulkus vulva akutum, dermatomiyozit, Neumann'ın aftozisi, eritema eksudativum multiforme ve benzerlerinin semptomları olduğunda üstelerler. Bu olaylar sürerken Dünyanın diğer yörelerinden bazı yeni olgular daha bildirilir. Bu yayınların sonucunda bütün dünya yeni bir hastalıkla yüzleştiğini en sonunda kabul etmek zorunda kalır. 1947'de Zürih Tıp Fakültesinden Prof. Mischner'in Uluslararası Cenevre Tıp Kongresinde yaptığı bir öneriyle, Dr. Behçet'in bu buluşu "Morbus Behçet" olarak adlandırılır. Böylece daha başlangıçta Behçet Sendromu, Trisymptom Behçet, Morbus Behçet adlandırmalar ortaya çıkar.

Bu hastalığın tıp literatürüne geçmesine katkısı olanlar arasında Niyazi Gözcü, Iggescheimer, Murad Rahmi, İrfan Başar, Naci Bengisu, Marchionini, Braun, Obendorfer, Weekers, Reginster, Franchescetti, Jensen Tage, Sulzberger ve Wise gibi isimleri unutmamak gerekir.
Onun araştırma, yazma ve tartışmaya olan merakı entelektüel bir karakter olmasını sağlamıştır. Uzmanlığın ilk yıllarından başlayarak bir çok ulusal ve uluslararası kongrelere orijinal makaleleriyle katılmış, ülkemizde ve yurtdışında bir çok makalesi de yayınlanmıştır. Ünlü Alman Patoloğu Prof. Schwartz, onu ülkesi haricinde her yerde bilinen birisi olarak tasvir ederken, onu asla Türkiye'de bulamazsınız çünkü araştırmalarını yurtdışında sunar demiştir.

Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniği Arşivi adındaki dergiyi ölüm tarihine kadar yayınlamıştır. Bu dergi 1934'ten 1947'ye kadar Türkiye'deki Dermatoloji organı görevini sürdürmüştür.
__________________
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Hekimbaşı Salih Efendi


Hekimbaşı lakabıyla şöhret bulan Salih Efendi, 19. yüzyıl boyunca üzerinde durulmaya layık fen ve idare adamlarımızdandır. İleri görüşleri ve bilimsel düşünen kafasıyla örnek olacak yetenekleri taşırdı. Sultan İkinci Mahmut zamanında açılan Tıbbiye Mektebi'nin ilk mezunlarındandır. Tophane'de 1816 da doğmuş, 18 Mart 1895'e kadar Sertabibi Sultani, Mektebi Tıbbiye Reisliği, Valide Kethüdalığı, muallimlik Maarif müsteşarlığı yapmıştır. 89 yaşında Anadoluhisarı'ndaki bu yalısında ölmüş, Eyüp Sultan Pertev Paşa türbesinin sol tarafında, Münşeat sahibi Feridun Bey'in kabri cıvarında yolun sol tarafında defnedilmiştir. Mezar taşında yaptığı görevler kayıt edilmiştir.

Nebatat (botanik) bilginlerindendi. Yalısının bahçesiyle, kendisine ait tepelerin sırtlarındaki bağ ve arazide her çeşit çiçekleri, bitkileri ve nadide meyveleri yetiştirirdi. Karanfil ve güle çok meraklı idi. Aşıladığı bir gül "Hekimbaşı Gülü"diye meşhur olmuştur. Mevsiminde yalıyı, özellikle karanfillerle bir gelin odası gibi süslerdi.

Salih Efendi'nin aldığı rütbe ve nişanlar:

1848'de: Ülâ Rütbesi 2.sınıfı, 1880'de:Bâlâ Rütbesi, 1. Rütbeden Mecidî Nişanı, 2. Rütbeden Osmanlı Nişanı, (Fransa) Legion d'Honneur Nişanı'nın Commandeur rütbesi, (Portekiz) Coplao Nişanı'nın Commandeur rütbesi, (Prusya) L'Aureur de la Cour Nişanı'nın 2.rütbesi, (İspanya) Carlos Nişanı, (Papalık) Murassa "elmas ve zümrütlerle işlenmiş" bir kama, (Avusturya) François Josephe nişanı.
(Bilb
r.Saffet Eren-C.6/sayi:21-22,1943. Türk Tıp Tarihi Arşivi/İ.Ü.)

'Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler' (1338/1922) kitabında ve 'Türkiye Maarif Tarihi' nde (Osman Ergin) ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. Üç katlı, sonra iki, sonrada tek kata inen yapısı ve belki de daha ziyade aşı boyasıyla, Boğaziçi ile ilgili takvim / poster / broşür ve rehberlere çokça giren yalı, yapı halâ canlılığını korumaktadır. Bu, belkide dünyada en çok nişan almış bir bilgin insanın "Hekim Başı"nın şöhretine de bağlanabilir.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Dr. Tuncay Filiz


18.12.1954 yılında Tunceli Nazimiye ilçesinde Doğdu. İlk orta ve lise Tahsilini Bergama' da tamamladı . Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1979 Yılında mezun oldu.
Mezun olduktan sonra Tunceli İl Sağlık Müdürü Vekili ve Pertek Merkez Sağlık Ocağı Tabipliği görevlerinde bulundu.
Hava Teknik Okullar Komutanlığında Askerli görevini Tabip Teğmen olarak tamamladı. 1987 yılında İzmir Atatürk Sağlık sitesi Devlet hastanesinde 2.Dahiliye Kliniğinde İç hastalıkları Uzmanı oldu.
İzmir Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Alsancak Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Kliniklerinde Görev Yaptı.
1990 Yılından beri serbest iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapmaktadır.Evli ve 2 kız Çocuk babasıdır.Spor ,kitap okumak ve felsefe hobileri arasındadır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Doç.Dr.Ahmet Uğur Demir



İstanbul Atatürk Fen Lisesi’ni 1986'da, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1992'de bitirdi. 1992-1999 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini aldı. Asistanlık eğitimi sırasında 1996-1998 yılları arasında burslu olarak Montreal, Kanada'daki McGill Üniversitesi Epidemiyoloji Biyoistatistik bölümünde eğitim gördü, Master Sc. derecesi aldı.
Solunumsal uyku bozuklukları alanında bölüme bağlı Uyku Solunum Laboratuvarı’nda çalışmaktadır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Doç.Dr.Gül Karakaya

İzmir Amerikan Koleji’ni 1985'te, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1991'de bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’nda 1998’de göğüs hastalıkları ve 2001’de alerji hastalıkları uzmanlık eğitimlerini tamamladı. 2003’te doçent oldu.
İlgi alanı ilaç alerjileridir.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Doç.Dr.A.Salih Emri


1957'de Ankara'da doğdu. 1982'de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirerek Tıp Doktoru ünvanını aldı.1984-1989 arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları uzmanlığı, 1990-1992 arasında ise Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Yan Dal Uzmanlığı yaptı. Askerlik hizmetini Gülhane Askeri Tıp Akademisi Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda İç Hastalıkları Uzmanı olarak yaptı. FMGEMS Clinical Science Component sınavını kazandı. (Ocak 1992) 1993-1994 arasında Boston Üniversitesi Tıp Merkezi Onkoloji Departmanı'nda (Boston Mass. USA) Research Fellow olarak çalışmalarda bulundu. Aynı üniversitenin Uyku Laboratuvarı'nda dört ay boyunca çalıştı. (1994)
Klinik pulmonolojide her türlü araştırma, tanısal metod ve tedavide deneyimlidir. Göğüs Hastalıkları AD bünyesinde işlev gören uyku laboratuvarının kurucusu ve sorumlusudur. Uyku odasında bulunan kompüterize polisomnografi sistemi (Rapid Medilog, Oxford, UK) ile CPAP/BIPAP sistemlerinin (Respironics Inc., USA) kullanımı hakkında deneyim sahibidir. Göğüs Hastalıkları AD bünyesinde işlev gören "Sigara bırakma kliniği" kurucu ve sorumlu öğretim üyesidir. Yine Göğüs Hastalıkları AD bünyesinde akciğer ve plevra hastalıkları maligniteleri, tedavilerinin planlanması ve yürütülmesinden sorumlu öğretim üyesidir. Hücre kültürü, in-vitro sitotoksik ilaç duyarlılığı, western blotting laboratuvar teknikleri hakkında deneyim sahibidir.
Toraks Derneği, European Respiratory Society (ERS) ve European Medical Assocation Smoking or Health kuruluşlarının üyesidir.
İngilizce bilen Dr.Emri, evli ve bir çocuk babasıdır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Prof.Dr.Ziya Toros Selçuk

Ankara Fen Lisesi’ni 1981’de, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1987’de bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. 1996’da doçent, 2003’te profesör oldu.
Akciğer kanseri ve girişimsel pulmonoloji özel ilgi alanlarıdır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Prof.Dr.Ali Fuad Kalyoncu

1959 yılında Eskişehir’de doğmuş ve 1982’de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Zorunlu hizmetini 1982-1984 arası Erzincan Sıtma Savaş Bölge Başkanlığı Tabibi olarak yapmış ve 1984’de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda ihtisasına başlamıştır. Göğüs Hastalıkları ihtisası sonrası, iki yıl İsveç/Uppsala Üniversitesi Tıp Fakültesinde Allerji Hastalıkları üst ihtisasını yaparak 1991’de fakültemize geri dönmüştür. 1992 yılında Göğüs Hastalıkları Dalında Doçent, 1999 yılında Profesör olan Dr.Kalyoncu halen Erişkin Allerji Ünitesi sorumlusu olarak çalışmaktadır. Kendisi esas olarak Astma ve Allerji hastalıklarının epidemiyolojisi ile ilgilenmektedir. Uluslararası araştırma dergilerinde 41 yazısı, 23 uluslararası kongre bildirisi ve Türkçe yayınlanmış iki kitabı vardır.
Astım ve erişkin allerji hastalıklarının ülkemizdeki dağılımı ile ağrı kesici ilaç allerjisi özel ilgi alanlarıdır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Prof.Dr.Lütfi Çöplü



1956'da Çorum'da doğdu. 1980'de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1984'de Göğüs Hastalıkları uzmanlığını aynı üniversitede aldı. 1991'e kadar fellow olarak çalıştı. Şimdi ise aynı anabilim dalında profesör olarak görev yapmaktadır.
Toraks Derneği, European Respiratory Society (ERS) ve American Thoracic Society üyeleridir.
Kronik obstruktif akciğer hastalıkları, pulmoner infeksiyonlar, çevresel kökenli akciğer hastalıkları özel ilgi alanıdır. İngilizce bilmektedir.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Prof.Dr.Ahmet Altay Şahin


Tarsus-İçel'de 01 Ocak 1945'de doğdu. 1969'da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1974'de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde İç Hastalıkları Uzmanı oldu. 1974-1979 yılları arasında İngiltere - Medical Research Council Pneumoconiosis Unit’te çalışmalarda bulundu. 1981'de Göğüs Hastalıkları Uzmanı, 1983'de Göğüs Hastalıkları doçenti, 1988'de ise Göğüs Hastalıkları profesörü oldu.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Prof. Dr. Y. İzzettin Barış


Y.İzzettin BARIŞ 1931 yılında İzmit'te doğdu. İlk ve orta eğitimini aynı şehirde tamamladıktan sonra 1949 yılında Kütahya Lisesi'nden mezun oldu. 1955'te Ankara Ü.Tıp Fakültesini bitirdi. 1965 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde uzman oldu. On beş yıl T.C.Deniz Kuvvetlerinde pratisyen ve uzman olarak değişik gemilerde ve hastanelerinde hizmet ettikten sonra 1969 yılı sonunda Hacettepe Ü.Tıp Fakültesine girerek göğüs hastalıkları ünitesini kurdu 1971'de Doçent, 1976 da ise Profesör oldu. Burada 1982 yılına kadar Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nı yaptı. 1982-1986 arasında Suudi Arabistan'daki King faisal Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştı ve burada da göğüs hastalıkları kliniğini kurdu. Hacettepe Üniversitesinde İngilizce Tıp Eğitiminin başlaması üzerine tekrar göreve çağırıldı ve Emekli olduğu Mart 1998'e kadar Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığını Yürüttü.

Dr.Barış, Türkiye'de ilk kez asbest ve biomas gibi çevresel akciğer hastalıklar üzerinde araştırma yapmıştır. Dünyada ilk kez, Göreme yöresinde asbest'ten daha potent fibrojenik ve karsinojenik bir mineral olan, Fibrous Zeolite'nin (Erionite) yaptığı hastalıkları dünyaya tanıtmıştır. Bu çalışmalar sebebiyle sekiz kez ödül almıştır.Bunların arasında 1990 Sedat SİMAVİ Vakfı Sağlık ve Türk Tabipler Birliği Nusret Fişek Halk Sağlığı Birimlerinde birincilik ödülleri de vardır. Bugün batıda ayrı bir ihtisas dalı olarak düşünülen Uykuda Solunum Durması hastalığının ülkemizde ilk kez tanıtımını yapmıştır.

Onun üstünde yerli ve yabancı tıp dergisinin editörler kurulunda olan Dr.Barış'ın birisi İngilizce, diğerleri Türkçe yazılmış 12 Kitabı vardır. Uluslararası Kanser Arastırma Kurumunun iki kitabının yazarları arasındadır. Ayrıca İngilizce yazılmış dış kaynaklı üç kitapta bölüm yazarıdır. Ülkemiz tıp dergilerinde yüzün üstünde, internasyonel yayınlarda ise yetmişe yakın yazısı çıkmıştır. "Kendi Rüzgarıyla","Bu Doktoru Rehin Alalım",Çanakkale Savaşları" isimli üç kitabı vardır. Yakında "Osmanlı Sultanlarının Yaşamları ve Ölüm Sebebleri" üzerinde başka bir kitabı çıkacaktır.

Dr.Barış Toraks Derneğinin kurucuları arasında olup, birinci ve ikinci dönem başkanlığını yapmıştır. Halen Ankara Güven Hastanesinde çalışmaktadır. Evli olup,Birleşik Amerika'da doktor olarak çalışan iki oğlu ve üç torunu vardır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Sir Alexander Fleming (1881 - 1955), antibiyotik işlevli cisim lizozomu keşfetti; ayrıca bir antibiyotik olan ve Penicillium notatum isimli mantardan üretilen penisilini buldu, bu icadıyla Nobel ödülü kazandı.


Fleming Lochfield, İskoçya doğumludur. Kilmarnock’taki akademide iki yıl bulundu ve ardından Birinci Dünya Savaşı çıkana dek Londra’daki St. Mary’s Hospital’da hizmet verdi. Savaş esnasında cephelerde bulundu. Cephelerdeki hizmeti sırasında askerlerin enfeksiyonlar sonucu korkunç ölümlerine şahit olmuştu, savaşın bitiminden sonra St. Mary’s Hospital’a geri döndü ve çalışmalarını antiseptikler üzerinde yoğunlaştırdı.

Fleming her iki keşfini de 1920li yıllarda rastlantılar sonucu yapmıştır. İlki olan lizozom, Fleming’in içinde bir bakteri ağı olan kapların içine hapşırması sonucu bulundu. Birkaç gün sonra fark etti ki mukusla temas eden bölgedeki bakteriler ölmüştü.



Fleming gerçekleştirdikleri sebebiyle 1944 yılında şövalyelik unvanını aldı.. Fleming, Florey, ve Chain, 1945 Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülünü paylaştılar. Fakat İkinci Dünya Savaşında milyonların hayatını kurtarmış olmak Fleming için çok daha büyük bir onur olacaktı.

Fleming, Michael H. Hart'ın kaleme aldığı “List of the Most Influential Figures in History” (En Etkin 100 - Sabah Kitapları, 1994) isimli eserde 43üncü sırada yer aldı Fleming, ressam James McNeil Whistler’ın daveti sonucu 1891de kurulmuş ve her daldan sanatkarı bünyesinde kabul eden Chelsea Sanat Kulübünün de üyelerindendir. Fleming mikrop boyamalarıyla kulübe kabul edilmiştir, çünkü bakteriler görünmezdir ama Fleming onları parlak renklere boyayarak görünür kıldı ve bu yöntem bugün bile laboratuarlarda kullanılmaktadır.


Fleming, 1955 yılında 73 yaşındayken kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Londra’daki St.Paul Katedralindeki anıtmezarına bir milli kahramancasına gömülmüştür. Buluşuyla modern tıbbın antibiyotiklere bakışını değiştirmiş, milyonların yaşamını kurtarmıştır.
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Behçet Safa Aysan
1949 yılında Ankara'da doğdu. Selimiye Askeri Ortaokulu ve Kuleli Askeri Lisesi'nde okudu. 1968'de Ankara Tıp Fakültesi'ne askeri öğrenci olarak girdi.
12 Mart döneminden sonra politik nedenlerle ara vermek zorunda kaldığı tıp öğrenimi sırasında çeşitli işlerde çalıştı. Mezun olduktan sonra İzmit'e tayin oldu. Ankara'da psikiyatri ihtisası yaptı. SSK Yenişehir Dispanseri'nde doktor olarak çalışmaktaydı.

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta yakılarak öldürülen 35 kişiyle birlikte can verdi. Ölümünden sonra Türk Tabipleri Birliği tarafından adına şiir ödülü verilmeye başlandı.

Beyaz Bir Gemidir Ölüm

Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde olurum.

Kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan,

rüzgarla savrulan
kağıt parçalarına
yazılmış

dağıtılmamış
bildiriler gibi.

Uzun bir yolculuğa hazırlanan,
yalnız bir yolculuğa.

Çünkü beyaz bir gemidir ölüm,

siyah denizlerin hep
çağırdığı,

batık bir gemi,

sönmüş yıldızlar gibidir.

Yitik adreslere benzer
ölüm.

yanık otlar gibi.

Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ölürüm.

Behçet Aysan​

Yapıtları


* Karşı Gece (1983)
* Sesler ve Küller (1984 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü)
* Eylül (1986, 1988 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü)
* Deniz Feneri (1987 Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü)
* Şiirler (1990)
* Behçet Aysan Kitabı (1993)
* Üç Kardeştiler (Radyo Oyunu, 1995)
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Dr. Fazıl Küçük 14 Mart 1906 tarihinde Lefkoşa kazasına bağlı Ortaköy'de dünyaya geldi. Dr. Küçük ilkokulu Haydarpaşa'da bulunan ve müdürünün adından ötürü, "Tarakçı Mektebi" olarak bilinen okulda tamamladı. Ardından Rüştiye'ye (ortaokul) diye bilinen ve Lise seviyesinde olan İdadiye devam etti. İdadiyi bitirmesine iki yıl kala öğrenimini yarıda keserek geriye kalan kısmını İstanbul Özel İstiklal Lisesi'nde tamamladı (15 Ağustos 1926).

İstanbul Dar-ül Fünun Tıp Fakültesinin birinci sınıfını başarı ile tamamladı. 12 Haziran 1929 tarihinde okul ile ilişkisini kesip, önce Fransa ve daha sonra İsviçre'ye giderek Lozan Üniversitesi'nde tıp öğrenimini tamamladı. Lozan kliniklerinde ihtisas görerek Dahiliye Mütehassısı oldu.

1937 yılı Mayıs ayında Kıbrıs'a dönerek Lefkoşa'da serbest hekim olarak çalışmaya başladı. Dr. Fazıl Küçük'ün, aktif siyasi hayata atılması, her ne kadar adaya döndüğü 1937 yılında başlarsa da, siyasi faaliyetleri daha gerilere 1931'e kadar uzanıyor. Üç kardeşin en küçüğü olan Mehmet Hüseyin Küçük, 21 Kasım 1961 tarihinde vefat etmiştir.

Dr. Fazıl Küçük, daha bir üniversite öğrencisi iken, Türk Maarifinin İngiliz müdürler tarafından yönetilmesinde ısrar eden Kavanin Meclisi'nin Türk üyelerine karşı çetin bir mücadeleye girmişti. Dr. Fazıl Küçük, bütün siyasi hayatı boyunca, gayretlerini Türk okulları ile Evkaf İdaresi'nin Türk halkına devredilmesi için, Sömürge Hükümeti'ni ikna etme üzerinde topladı ve sırasında onlarla açık mücadeleye girdi.

1931 yılında Rumların isyanı ardından ara verilen belediye seçimleri 21 Mart 1943'te tekrar yapıldığı zaman, Dr. Fazıl Küçük muhaliflerine karşı büyük bir zafer kazandı. Altı yıl Lefkoşa Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Dr. Fazıl Küçük, zamanın tek Türk gazetesi olan "SÖZ"de toplum sorunları hakkında kendi görüşlerini belirten birçok yazı yayınladı. 1941'de "SÖZ" gazetesi yayınını durdurduktan sonra halkının haklarını savunmak, bunlar için mücadele etmek ve halkı bilinçlendirmek amacıyla 14 Mart 1942'de kendi gazetesi olan "HALKIN SESİ"ni yayınlamaya başladı.

18 Nisan 1943'te oluşturulan Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu (KATAK)'nun kurucuları arasındaydı. Daha sonra KATAK'tan ayrılarak, 23 Nisan 1944'te Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi'ni (KMTHP) kurdu. Dr. Fazıl Küçük'ün partisi kısa sürede birçok yerleşim yerinde şubeler açtı. Parti programındaki ana hedeflerden biri de adanın Yunanistan'a ilhakını (ENOSİS) önlemekti. Kıbrıs Milli Türk Halk Partisi, 23 Ekim 1949 tarihinde KATAK ile birleşerek Kıbrıs Milli Türk Birliği Partisi adı altında yeniden yapılanmıştır. Dr. Fazıl Küçük, oyçokluğuyla bu yeni oluşumun da başına getirilmişti. Dr. Fazıl Küçük, ayrıca Kıbrıs Türk İşçi Birlikleri ile Rumlardan ayrı meslek birliklerinin kurulmasını teşvik etti. Dr. Küçük, daha sonra iktisadi kalkınmada önemli bir rol oynayacak olan Evkaf İdaresi'nin Türk halkına devredilmesini sağlamak amacıyla 29 Kasım 1948 tarihinde, bütün kasaba ve köylerden gelen halkın katıldığı büyük bir miting düzenledi. Bu mitingte polislerle küçük bir çatışma oldu ve bunun neticesi olarak İngiliz Sömürge Hükümeti, Türk halkının kendi meselelerine müdahale edilmesine artık izin vermemeye azimli olduğunu anladı. Dr. Küçük'ün gayretleri, işte bu noktadan sonra sonuç vermeye başladı. Şeriye Mahkemeleri kaldırılarak, yerine Türk Aile Mahkemeleri kuruldu. Müftülük makamı tekrar canlandırıldı. İngiliz Sömürge Hükümeti, Türk Tali Okullarını ve Evkaf'ı Türk halkına devretti.

1954 yılından sonra, Kıbrıs'ın uluslararası ilgiyi çeken bir konu haline gelmesiyle, Dr. Küçük İngilizlere ve Rumların "ENOSİS" taleplerine karşı mücadelesini hızlandırmış ve 15 Ağustos 1955 tarihinde, partinin ismi kongre kararı ile "Kıbrıs Türktür Partisi" şeklinde değiştirilmişti. Dr. Fazıl Küçük, 1 Nisan 1955 tarihinde EOKA'nın Kıbrıs'ta kanlı terör eylemlerini başlatmasının ardından, Kıbrıs Türk halkının EOKA'ya karşı direnmek için Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği (KITEM) adlı örgütü kurdu. Bu konuda, Rumlar tarafından tehdit edildi (Halkın Sesi Gazetesi sayı:3744-5 Temmuz 1955). Ardından örgütü sessizce dağıtırken, 1955 yılı Eylül ayında gizlice Volkan teşkilatını kurdu. Dr. Küçük, yine 1955 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere Dışişleri Bakanları arasında yapılan üçlü konferansı izlemek üzere, diğer iki Türk delege ile birlikte Londra'ya gitti. Bu münasebetle Londra'daki Kıbrıslı Türkler tarafından 4 Eylül 1955'te düzenlenen ve 5 bin kişinin katıldığı Trafalgar Meydanı'ndaki büyük mitingte bir de konuşma yaptı.

Dr. Küçük, mücadelenin en zor günleri olan 1958 yılında Türkiye'ye gitti ve Kıbrıs ile ilgili olarak Türkiye'nin her tarafında düzenlenen büyük mitinglerde, Kıbrıs Türklerinin davasını müdafaa eden konuşmalar yaptı. Mücadelenin Türkiye'de benimsenmesine yardımcı oldu. Aynı yılın Kasım ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan Kıbrıs görüşmelerini izlemek üzere New York'ta bulundu. Kıbrıs Türk halkının tezini dünyaya tanıtmak amacıyla "Halkın Sesi" gazetesini ayrıca İngilizce olarak da yayınladı. Dr. Fazıl Küçük, Zürih'te Türk ve Yunan başkanları arasında varılan anlaşma üzerine, 17 Şubat 1959'da Londra'da yapılan konferansta Kıbrıs Türk halkını temsil etti ve iki gün sonra varılan anlaşmayı halkı adına imzaladı.


KIBRIS CUMHURİYETİ VE İLK CUMHURBAŞKANI MUAVİNİ


Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş anlaşmalarına göre Cumhurbaşanı Rum olurken, Cumhurbaşkan Yardımcısı ise Türk olacaktı. Kıbrıs Türk halkı O'nu bir kurtarıcı olarak gördüğünden 3 Aralık 1959'da rakipsiz olarak Kıbrıs'ın ilk Cumhurbaşkan Muavini seçti.

1962 yılı Temmuz ayından Aralık ayına kadar kırsal bölgelerin sorunları konusunda uzman bir ekiple birlikte, bütün Türk köyleri ile bazı Rum köylerini ziyaret etti ve bu gezilerini tamamladıktan sonra ayrıntılı bir rapor hazırlayarak, suretlerini sorumlu hükümet makamlarına gönderdi. Rumların 21 Aralık 1963 tarihinde Türklere karşı başlattıkları saldırıların ardından oluşturulan Genel Komite'nin başkanlığını yaptı.

27 Aralık 1967 tarihinde kurulan Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi'nde başkanlığa getirildi. Dr. Fazıl Küçük, 18 Şubat 1973 tarihinde Cumhurbaşkan Muavinliği'nden ayrılarak, yerini Rauf R. Denktaş'a bıraktı.

Ancak gazetesindeki mücadeleyi sürdürerek, Halkın Sesi'ni Kıbrıs Türkü'nün davasına bayrak yapmaya devam etti. Siyaset hayatını sürdürdü. Halkın haklı taleplerini savunmaktan geri kalmadı.

Dr. Küçük, 1980'li yılların başında rahatsızlandı ve iki-üç yıllık hastalık döneminde de Halkın Sesi'nde makaleler yazıp çeşitli sorunlarla ilgili görüşlerini sunuyordu. Dr. Küçük, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurulmasını büyük bir sevinçle yaşadı. Ölümünden önce verdiği son demeçte de, hastalığının geçtiğini söylüyor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurulmasını görmesi ile hayata yeniden kavuştuğunu vurguluyordu.

Dr. Fazıl Küçük, 15 Ocak 1984 tarihinde tutulduğu hastalıktan kurtulamayarak tedavide bulunduğu Londra'da, 78 yaşında hayata gözlerini yumdu
 

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Sağlıkçılar ve Doktorlar

Tbp.Kd.Albay Ali Galip KÖNEÇOĞLU

1955 Giresun-Görele doğumlu olan Ali Galip Köneçoğlu Samsun-Ladik Akpınar Öğretmen Okulu'nu başarıyla bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanmış, burada öğrenciyken Fakülte Yüksek Okullar Komutanlığına geçerek üniversiteyi askeri öğrenci olarak bitirmiştir. İhtisasını Radyoloji Ana bilim dalında GATA-Haydarpaşa ihtisas hastanesinde yapmıştır. Türkiye'nin dört bir yanındaki asker hastanelerinde görev yapan Köneçoğlu başarılı teşhislere imza atmıştır. Hastalara gösterdiği sabır, sevgi ve şefkat onu meslektaşları arasında farklı bir yere getirmiştir. Başarıları nedeniyle üniversiteye geçecek olsa da TSK'ya hizmetten vazgeçmemiş ve ordudaki görevine devam etmiştir. 2002 yılında Samsun Asker Hastanesi'ne Başhekim olarak tayin olmuştur. Evli ve üç çocuk babası olan Köneçoğlu halen Samsun Asker Hastanesi Baştabipliği görevine devam etmektedir.

Hakkında
Ladik Öğretmen Okulu Sitesinden
"Kuruluşundan itibaren 4000'i aşkın öğretmen ile pek çok yazar , ressam , müzisyen politikacı, bilim adamı ve ordu mensubunu yetiştirmiştir. Uzun yıllar Fransa'da yaşamış ressam Hamza İNANÇ, geçmiş dönemde milletvekilliği yapmış olan Zeki ERTUGAY, Ayhan GÜREL ve Kıdemli Albay Ali Galip KÖNEÇOĞLU bu değerli şahsiyetlerden sadece birkaçıdır."
 
Üst