Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Hans Memling (1430/40- 1494)

Memling’in resimlerinde de Bouts’un resimlerine benzer özellikler vardır.
Weyden’in öğrencisi olmuştur ve Brugges kentinde yaşamıştır.
Resimlerde ideal güzellik duygusu yoktur, buna karşılık ifade ön plana çıkmış durumdadır.

Dua Eden Adam Portresi (y.1480, ahşap üzerine yağlıboya),
genç bir erkek figüründen oluşmaktadır.
Arka planın büyük kısmı figürün hemen arkasındaki duvarla sınırlanmıştır.
Buna karşılık sağ kısımda dar bir boşluk doğaya açılmaktadır.





Eserin Adı: Bildnis der Maria Morel
Yapım tarihi: 1480
Orijinal Ebadı: 37 X 27 cm
Tekniği: Ahşap
Bulunduğu Yer: Brügge - Belçika




Eserin Adı: Marienaltar des Sir John Donne of Kidwelly
Yapım tarihi: 1468
Orijinal Ebadı: Mitteltafel 71 X 68 cm, Flügel j
Tekniği: Ahşap
Bulunduğu Yer: Londra - İngiltere


Eserin Adı: Johannes der Täufer und der heilige Laurentius
Yapım tarihi: 1470/80
Orijinal Ebadı: je 57 X 17 cm
Tekniği: Ahşap
Bulunduğu Yer: Londra - İngiltere




hans-memling-jpg.65639,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler



hans-memling-1-jpg.65641,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Herbert (James) Draper

İngiliz yağlı boya ve illüstrasyon ressamı.
Draper,Londra'daki Royal Akademisinde öğrenim gördü.1888 - 1892 yılları arasında da Roma ve Paris gibi şehirlerde birçok eğisel işlere girişti.1890'de İllüstratör(çizer) olarak çalıştı.

1891'de Ida ile evlenerek,bir kız çocuğuna sahip oldular.

1894 yılı ise Draper'in en verimli dönemine girdiği yıl.Kendisini Antik Yunanistan'daki Mitolojik temlere çevirerek,bu konuyla ilgili yapmış olduğu "The Lament Of Icarus" adlı eseri ile altın madalya kazandı.(1898).
Ünlü ressam 1920 yılında da yaşama veda etti


herbert-james-draper-2-jpg.65643,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Jackson Pollock

(d. 28 Ocak 1912, Wyoming, ABD – 11 Ağustos 1956, New York, ABD),

Soyut dışavurumcu ressam, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarındadır. Damlatma tekniği (drip painting) ile boya karıştırma, fırça kullanımı gibi alışılagelmiş uygulamaları bir kenara bırakmış, yere serdiği devasa boyutlardaki tuval bezleri üzerinde hareket ederek boyayı dökme, damlatma, fırlatma suretiyle sonradan aksiyon/hareket resmi adı verilen resimler yapmıştır. Bu özelliğinden ve 'kötü adam' imajından ötürü Jack the Dripper lakabıyla da anılmıştır.

1951'den sonra koleksiyonerler ve galerilerden daha değişik resimler yapması için baskılar gelmeye başlamış, bu baskılar karşısında Pollock'un varolan alkol sorunu daha da büyümüş, resimleri karanlıklaşıp figüratif öğeleri de kapsamaya başlamıştır. 1956'da yaptığı araba kazası sonucu ölmüştür.

Harekete ve sürece verdiği beden sanatı, süreç sanatı, performans sanatı, Fluxus, happening'ler gibi birçok çağdaş akımın temelini hazırlamıştır.

Modern sanat eleştirmenleri şöyle bir şey söylerler. Modern akımlar hep resmi tahrip etmeye çalışmışlardır. Onlar üretimi tahribatta aramışlardır. Bu tahribat yapının çözülmesidir. Pekçok eleştirmen, Pollock'u bu tanımlamaya dahil etmenin bir yanlışlık içerdiğini düşünür. Onlara göre, Pollock zaten tahrip olmuşluktan, bir tür yapısızlıktan başlar. O yapıyı çözmez. O yapısızlığın içinde kırkyama ile nesneye ulaşmaya çalışır. Büyük bir enerjiyle dışarıya doğru bir yanardağ gibi patlayan yeteneği, bu yanardağın üstünde bir yapı oluşturmasını engeller gibidir. O sabırsızdır, huysuzdur, tahammülsüzdür. Yapıyı biriktirmekte ve geliştirmekte zorlanır. Yapısızlıktan nesneye ulaşma çabası, yaşamının son döneminde sürpriz bir figüratif resimle somutlaşır. Karışıklığın ortasında bir kadın silüetinin belirdiği bir resimdir bu.







 
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Jean Auguste Dominique İngres
Fransız ressamı (1780-1867).
Ekolü: Neoklasik

Montauban'da doğan İngres, bir tahta oymacısının oğludur.
Çocukken resimle müzik arasında karar verememişti,
iki konuda da çok yetenekliydi. Bilinen ilk desenini dokuz yaşındayken yapmış,
on dört yaşında da Toulouse Orkestrası'na kemancı olmuştu.
Sonunda resim sanatını seçti, ama kemandan hiç bir zaman vazgeçmedi.
(Fransızca'da, bir boş zaman uğraşını belirten «İngres'in kemanı» deyimi buradan gelir.)

1797'de Paris'e yerleşti ve büyük neo-klasik ressam David'in öğrencisi oldu.
1801'de Roma büyük ödülünü kazandı.
İtalya'ya, Floransa'ya yaptığı bir yolculuk sırasında ilkel ressamları ve Raffaello'yu keşfetti;
Toskana manzaraları birçok desenine esin kaynağı oldu.

1824'te, "Louis XIII'ün Adağı" adlı eseri büyük başarı kazandı ve İngres Paris'e döndü,
orada büyük övgü ve saygı gördü. Sonra Roma'daki Fransa Akademisi müdürlüğüne atandı.
İtalya'dan dönüşünde sarayın ve ileri gelenlerin resmî portre ressamı oldu.
Kendi deyimiyle son günlerine kadar çalışmasını «öğrenmek için» sürdürdü.

Bazı Eserleri

Tahtında Oturan Napolyon l, Mösyö ve Madam Riviere ve Kızları, Madam de Senonnes, Din Kurbanı Symphorien, Oidipus ve Sfenks, Büyük Odalık, Türk Hamamı.



jean-auguste-dominique-ingres-jpg.65645,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Johannes Vermeer, «Delft'li Vermeer» denir, Hollandalı ressamdır (1632-1675). Vermeer, yeni kurulan Protestan Hollanda Cumhuriyeti'nin burjuva sınıfından bir ailenin çocuğu olarak Delft kentinde doğdu. Bütün çağdaşları gibi, daha çok sarayın ya da kiliselerin siparişi üzerine, doğduğu şehirden ve çevresinden manzaralar yaptı.

Elimizde Vermeer'in sanat hayatı üstüne pek fazla bilgi yok: yaşadığı çağda ün yapan, sonra unutulan sanatçının değeri XIX. yy.da yeniden anlaşıldı. Eserlerinden pek azında imza ve tarih vardır ve ancak birkaç tablosunun kesinlikle Vermeer'e ait olduğu söylenebilir.




Bir Anı Yakalamak

Vermeer, çoğunlukla ev içi sahneleri yaptı. Bu sahnelerde hiç bir olayı anlatmağa çalışmaz: çıplak duvarlı veya duvarları bir haritayla, bir tabloyla süslü bir odada bir-iki kişinin bulunması onca yeterlidir. Sanatçının üstün yeteneği, günlük yaşantıdan alınmış bu basit sahneleri zamanın dışına çıkarak ölümsüzleşmiş birer kompozisyon haline getirir.

Ustaca dağıtılmış bir ışık içinde yüzen kişiler, kendilerini önlerindeki işe verdikleri bir hareketsizlik anında öylece donup kalmış gibidirler: İnci Tartan Kadın, terazisinin dengede olup olmadığına bakar, Sütçü Kadın, bir ölçek sütü büyük bir dikkatle boşaltır, atelyesindeki Ressam elindeki fırçayla tuvale boya sürmeğe hazırlanır. Bu etkileyici anlardan alabildiğine canlılık ve hayat taşar.

Portrelerinde (Türbanlı Genç Kız), derin ve durgun bakışlı çehre, tablonun koyu renk fonundan ayrılarak bir ışık oyununun merkezi olur. Delft'ten iki manzara resminde de Vermeer'in bu çabasını görebiliriz: ressam, kapalı bir dünyada taşlaşmış gibi hareketsiz duran kişileriyle sakin bir şehir çizer, bu ölü şehre canlılık veren tek şey ışıktır.



Bazı Tabloları

Delft'ten Manzara, Ara Sokak, Mektup Okuyan Mavili Kadın, Aşk Mektubu, Astronom, Aracı Kadın, İsa, Marta'nın Evinde, Kırmızı Şapkalı Kadın.

«Dantelacı Kadın». Ressam bizde, sanki resimdeki tahtaya ve kumaşlara, elimizi uzatsak dokunacak, becerikli parmakların işleyişini görecekmişiz duygusunu uyandırıyor. Konuya vuran sakin ışık, üzerinde gezindiği renk ve biçimlere ayrı bir sıcaklık kazandırıyor. Günlük hayattan seçilmiş bu sade görüntüyü, o sihirli fırça, ölümsüz bir süre dönüştürmüştür.

«Atelye». Vermeer bu son tablosunda, resim sanatı üstüne düşünür gibidir. Jüpiter'in habercisi tanrıça Rumor burada, başında defne yapraklarından tacı, elinde zaferleri müjdeleyecek borusu, ama hayli solgun bir yüzle tasvir edilmiştir.


«Atelye»


johannes-vermeer-jpg.65648,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Gençlik yıllarında Nino olarak bilinen John William Waterhouse, 6 Nisan 1849'da Roma'da doğmuştu. Anne ve babası sanata olan ilgilerinden dolayı Italya'ya gelmiş iki İngiliz ressamdı. Waterhouse ve ailesi 1850'li yılların sonlarına doğru İngiltereye geri döndüler. Waterhouse babasının stüdyosunda heykel ve resim üzerine yeteneklerini geliştirdi. Kraliyet Akademisine birçok kez başvuruda bulunduktan sonra ancak 1870 yılında kabul edildi. 1895 yılında akademinin bir üyesi oldu.

Waterhouse'un doğduğu yere olan sevgisini yansıtan ilk çalışmaları Italyan tema ve manzaralarına odaklanmıştır. Daha sonraki çalışmalarında Alma-Tadema ve Frederick Leighton gibi pre-raphaelist resammların işlediği konularla ilgilenmiştir. Özellikle Roma mitolijisi ve Keats, Tennyson gibi klasik İngiliz şairleri olmak üzere klasik mitoloji, tarih ve edebiyat konuları üzerine yaptığı 200'den fazla tablosu bulunmaktadır. Öldüren cazibeleriyle erkekleri kurban durumuna düşüren güzel kadınlar eserlerinde yer alan önemli ögedir.

Yaşadığı süre içinde tanınmış olan ender ressamlardan biridir. Uzun bir hastalık döneminden sonra 10 Şubat 1917'de ölünceye kadar resim yapmaya devam etmiştir. Başta Frank Dicksee ve Herber James Draper olmak üzere daha sonraki pre-raphaelistlerin çoğu Waterhouse'un stilinden önemli ölçüde etkilenmişlerdir.




The Shrine

Destiny
 
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Josef Albers (1888 - 1976)

1888’de Bottrop’da dünyaya geldi. 1908-1913 yılları arasında Ruhr bölgesinde ilkokul öğretmenliği yaptı. 25 yaşına geldiğinden okulundan izin alarak Berlin Kraliyet Sanat Akademisinde iki yıl okuduktan sonra bitirme sınavlarını verip sanat öğretmenliği için gerekli sertifikayı aldı. 1916’dan başlayarak üç yıl Bottrop’da hocalık yaptıktan sonra 1919’da Münih’e taşında ve burada Franz von Stuck’un resim öğrencisi oldu.

1920’de Weimar’da Bauhaus Tasarım Okuluna yazılarak 32 yaşında okulun en yaşlı öğrencisi oldu. Burada malzemelerini çöplerden sağlayarak ilk defa soyut cam resimlerle deneysel çalışmalara girişti; 1922’de cam atölyesini yeniden organize etti. 1925’te Bauhaus ile Dessau’a taşınan Albers, burada profesörlüğe getirildi. Aynı yıl içinde dokuma sanatları bölümündeki öğrencilerden Anni Fleischaman ile evlendi. 1933’te Black Mountain College’e atanan Albers 16 yıllık hocalığı esnasında pek çok genç sanatçıyı bu okula çekti. 1939’da Amerikan vatandaşlığına geçen Albers ilk kez değişmeyen bir biçimi renklerle çeşitlendirdi

1950’de geçtiği Yale Üniversitesi sanat bölümünde mimarlık ve tasarım bölümlerini yönetti. 1958’de emekli olduktan sonra iki yıl daha konuk profesörlük yaptı. Başyapıtı olan Kareye Saygıyı 1950’den sonra çalıştı. Burada Albers’in renk deneylerinin özü gösterilmekte ve Op-art, kinetik sanat, renklerin yanyana uygulandığı resimlerde ve Yeni Soyut çalışmaların gelişmesi üzerinde önemli bir etken olan algılama teorisine ilişkin düşüncelerini açıkladı. Değişmeyen geometrik bir tramı esas alarak renk etkisinin durum, çevre, ışık sayısı ve yoğunluğu gibi faktörlere bağlılığını gösterdi.

1961 yılında Amsterdam’da Stedelijik Müzesinde ilk retrospektif Albers sergisi açıldı. İki yıl sonra Renklerin Etkileşimi adı altında bilgilerini bir araya toplayan bir tür görmenin okulu olan kuramsal yazısı çıktı. 14 tane şeref doktoru unvanına sahip olan Albers 25 Mart 1976’da Amerika’da öldü.



josef-albers-jpg.65653,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bilge Gökçen

Bilge Gökçen

Yeni Üye
Üye
Ce: Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler

Luca Giordano ve Mitoloji

luca-giordano-ve-mitoloji-1-jpg.65656,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler





luca-giordano-ve-mitoloji-2-jpg.65657,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Uzman SühaN

Uzman SühaN

Administrator
Yönetici
İlk insandan günümüze kadar olan süreçte birçok ressam yetişmiştir. Ünlü ressamlar eserleri ile sanatta çığır açmış ve oluşturdukları akımlarla kitleleri peşlerinde sürüklemişlerdir.

Bulunan ilk resimler mağara duvarlarına çizilmiş hayvan figürleridir. İlk insanların ihtiyaçları ve yaşamları ile ilgili bilgilerin bulunabileceği şekiller duvarları süslemiştir. Aynı şekilde milattan önce Mısır, Çin, Hindistan gibi büyük medeniyetlerde gündelik hayatı anlatan resimler görülmüştür.



ressam-jpg.65683,Yabancı Ressamlar Hakkında Özet Bilgiler





Ortaçağ’da din etkisi ile mozaik resimler; İslamiyet’te ise aynı sebepten hat, ebru ve minyatür sanatı gelişmiştir. Rönesans’tan sonra özgürleşen resim sanatı dışavurumculuk, oryantalizm, romantizm gibi çeşitli fikir akımlarının etrafında şekillenmiş ve farklı türlerde karşımıza çıkmıştır. Akımları ve eşsiz eserleri oluşturan ressamlar ise hala adlarından söz ettirmektedir. Dünyaca ünlü ressamlar:

Raffael

İtalyan ressam Urbino kentinde 6 Nisan 1483’te doğdu. On altı yaşında yaptığı “Havva’nın yaratılışı” ve “Trinite” tabloları ile kariyerine başlamıştır. Leonardo da Vinci ve Michelangelo etkisinde kalarak sanatına yenilikler kattı. Floransa’ya gidince Rönesans’tan iyice etkilenerek “Sistine Madonne” “La Belle Jandinière”, “Madonna of the Chair” ve “Entombmeut” tablolarını yapmıştır. 6 Nisan 1520’de Roma’da ölmüştür. Avrupa’da klâsik ressamlığın temelini atmıştır. Tarih, Hıristiyanlık konularını ahenk, süslemeler ve açıklık ile eserlerine aktarmıştır.

Goya

Romantizm akımının önde gelen isimlerinden olan Francisco Goya 1746’da İspanya ‘da doğmuştur. Gravürleri ile tanınır. Saray ressamı olarak bilinir ve tabloları yaşadığı döneme ait bilgiler verir. Portreleri ile ün kazanmış ve Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi isimleri etkilemiştir. Modern sanatın öncülerinden kabul edilen dünyaca ünlü ressam eserlerinin büyük bir bölümü Madrid’de Museo del Prado’da sergilenmektedir.

Vincent Van Gogh

1853’te Hollanda’da doğmuştur. Gençliğinde öğretmenlikten misyonerliğe çeşitli işler yapmıştır. İzlenimcilik akımından etkilenerek canlı renklerle dolu resimler yapmıştır. Kendine özgü tarzı ile kısa sürede adını duyurmuştur. Bilinen eserlerini ömrünün son on yılında vermiştir. 1888’de ressam Paul Gaugin ile arkadaşlığının bozulması üzerine sol kulağının bir kısmını kesmiş ve gittikçe kötüleşen ruh hali sonucunda intihar etmiştir. Empresyonizmin öncülerinden kabul edilmiş ve 20.yüzyıl sanatını etkilemiştir. Dünyaca ünlü ressamlar arasında hemen herkesin duyduğu bir isimdir.

Picasso

Babası da ressam olan Vincent Pablo Picasso 1881’de İspanya’da doğmuştur. Küçük yaşta yeteneği keşfedilmiş ve Güzel Sanatlar Okulu’na gönderilmiştir. İlk dönem yapıtlarında sıradan insanların, sirk palyaçolarının, akrobatlarının resimlerini yapmıştır. Geometrik şekillerin kullanıldığı ve Kübizm olarak adlandırılan resim sanatının öncüsüdür. Picasso tanınan en üretken sanatçıdır. Guiness Rekorlar Kitabı’na girmiştir. Dünyaca ünlü ressamın en tanınmış eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica adlı eseridir.

Salvador Dali

Sürrealizm temsilcisi olan Dali 1904’te İspanya’da doğmuştur. En bilinen eseri Belleğin Azmi’dir. İmgeler ile anlatımı benimsemiştir. Sanatıyla olduğu kadar giyim tarzı, davranışları ve sözleriyle de dikkat çekmiştir. Heykelcilik, fotoğrafçılık ve filmcilik de yapmıştır. Hayatı boyunca 1500’den fazla resim yapmıştır. İktidarı ve devlet düzenlerini eleştirmiş; bilim ile yakından ilgilenmiştir.

Leonardo Da Vinci

1452’de İtalya’da doğan sanatçı aynı zamanda matematikçi, mimar, mühendis, heykeltıraş ve müzisyendir. En tanınmış yapıtları Mona Lisa ile Son Akşam Yemeği’dir. İnsan vücudunu en gerçekçi çizen ressamdır. İnsan anatomisini ortaya çıkaran, kemiklerin ve kasların birbiriyle olan ilişkilerini anlatan eserleri vardır. Fransa kralının kendisine duyduğu büyük hayranlık ile Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında hazırlanan konakta yaşamıştır. Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık vermiştir. Dünyaca ünlü ressam 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında ölmüştür.

Frida Kahlo

Ressam Diego Rivera’nın eşidir. 20. yüzyıl popüler sanatçılarından olan Frida siyasi görüşleri ve çalkantılı hayatı ile de bilinir. 1925’te okuldan eve dönerken geçirdiği otobüs kazası sanat hayatının başlamasına neden olmuştur. 32 kez ameliyat edilmiş ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı kangren olunca kesilmiştir. Ailesinin yönlendirmesi ile resim yapmaya başlayan Frida’nın ilk eseri Kadife Elbiseli Otoportre’dir. Sürrealist çizgide değerlendirilen 143 eseri bulunmaktadır.

Bahsettiğimiz ünlü ressamlar resim sanatına yön vermiş ve bu sanata gönül verenlerin idolü olmuşlardır. Tabloları paha biçilmez değerde ve önemdedir. Her genç resim severin bu ressamların hayatı ve eserleri hakkında bilgi sahibi olması gerekir
 
Üst