Oruç kefareti hakkında hadis var mıdır?

Uzman SühaN

Administrator
Oruç kefareti hakkında hadis var mıdır?
Oruç kefareti hakkındaki hadis-i şerif şu mealdedir:
Hazret-i Ebu Hüreyre anlatır:
Bir kimse gelip, şöyle dedi:
  • Helak oldum, ya Resulallah!
  • Seni helak eden nedir?
  • Ramazanda ailemle beraber oldum, orucum bozuldu.
  • Bir köle azat etmen gerekir.
  • Kölem yok.
  • Kölen yoksa, aralıksız iki ay oruç tutman gerekir.
  • İki ay oruç da tutamam.
  • Altmış fakire birer fıtra vermen gerekir. (Un olarak 53 kg ediyor)
  • Bunu da bulamam.
Bu arada Resulullaha bir sepet kuru hurma getirmişlerdi. Adama buyurdu ki:
  • Al şunları fakirlere sadaka olarak dağıt!
  • Kime vereyim ya Resulallah? Vallahi bu şehirde bizden daha fakiri yoktur. İzin verirseniz bunları aileme götüreyim.

Resulullah mübarek dişleri görünecek kadar güldü. Sonra buyurdu ki:
- Götür onlara yedir. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbni Mace)

Kütüb-i sittedeki bu sahih hadis-i şerifi ilmen inkâr etmek mümkün değildir.

Sual: Bir kadın, 60 günlük kefaret orucunu tutarken, hayzı başlasa ve kefaret orucuna ara verse, sabah kalktığında da, âdet müddeti ile birlikte, hayzı da, bitmiş olsa, fakat imsak vaktinden sonra yiyip içse, kefaretine devam edebilir mi?




00.jpg








CEVAP
Hayzı bittiği halde, kefaret orucuna devam etmediği için, kefaret orucuna baştan başlaması gerekir. Hayzın bitme ihtimali olduğu zaman, o gün imsak vaktinden önce niyet etmeli, hayzı bitmişse kefarete devam eder. Hayzı bitmemişse, o günkü orucu bozulmuş olur. Böyle yapmak ihtiyatlı olur.

Sual: Oruçlu iken, çiğ pirinç tanesi veya küçük bir kâğıt parçası yutulunca yahut imsak vaktinden sonra niyet edip, kasten yiyip içilirse, kefaret gerekmiyor. Kefaret gerekmiyor diye orucu bu şekilde bozmak uygun mudur?
CEVAP
Kefaret gerekmese de, keyfi olarak, mazeretsiz orucu bozmak haramdır. Bu bildirilenler, ancak orucu bozmak için geçerli bir mazeret varsa yapılabilir. Mesela, bir kimse orucun kendisine zarar vereceğini, tecrübesi ile anlayamamışsa, belki kefaret gerektirebilir diye bu şekilde bozması, iyi olur.

Kefaret 60 gündür
Sual: Tam İlmihal’de, (Oruç kefareti için, peş peşe 60 gün oruç tutmak gerekir) deniyor. Peş peşe iki kameri ay oruç tutulsa, ayın biri 29 çekse, toplam 59 gün tutulsa, kefaret yerini bulmaz mı?
CEVAP
Bu devirde hilali gözetleyen dini bir kurum yoktur. Gözetlenmeden takvime bakarak iki hicri ay oruç tutulursa, iki ayın toplamı 59 gün olursa, kefaret sahih olmaz. İmam-ı a’zam hazretleri, (60 gün oruç tutmak gerekir) buyuruyor. Günümüzde hilali gözetleme işi, sağlıklı bir şekilde yapılmadığı için, 60 gün peş peşe oruç tutmak gerekir. İhtiyatlı olan da budur. (Mebsut, Redd-ül-muhtar)

Kefaret bayrama rastlarsa
Sual: İlmihal yazan biri, (Kefaret orucu bayramlara rastlasa da, kefarete devam edilir) diyor. Bayram günü tutulan kefaret orucu sahih olur mu?
CEVAP
Belki millî bayram denilen günleri kastetmiş olabilir. Kefaret orucu olsun, nafile, adak veya kaza orucu olsun, Ramazan Bayramının birinci, Kurban Bayramının da dört günü oruç tutmak haramdır. Din kitaplarında bildiriliyor ki:
Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özürle veya bayram günlerine rastlamak sebebiyle bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden altmış gün tutmak lazım olur. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması lazım olur. Kadın, hayz ve nifas sebebiyle bozunca, peş peşe altmış gün tutamayacağı için, yeniden başlamaz. Temizlenince geri kalan günleri tutarak, altmışı tamamlar. Yemin kefaretinde ise, üç gün peş peşe tutulacak orucu bu sebeple bozan kadının da, üç günü, yeniden tutması lazım olur, çünkü peş peşe üç gün oruç tutabilir. Recebin birinci günü, kefaret orucuna başlayıp, Şaban ayının sonunda, altmış günü tamam olmasa, üç günlük [104 kilometreden fazla] yola gitmeye niyet ederek vatanından çıkar. Seferdeyken, Ramazanın birinci günü, kefaret orucuna niyet ederse kefareti sahih olur. (Eşbah)

Seferde oruç tutmayıp kazaya bırakmak caiz olduğu için, böyle bir usulle caiz olur.

Oruç tutulması yasak edilen günlerde vacib orucun edası caiz değildir. (Kuhistani)

Bir kimse, seferde ve hastalık günlerinde oruç tutmuş olsa, geçerli sayılır; [bayram gibi] oruç tutulması yasak edilen günlerde oruç tutarsa geçersizdir. (Redd-ül muhtar)

Oruç kefareti
Sual: Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyileşmesinden ümit kesilen hastanın eğer kefaret borcu varsa, oruç kefareti niyetiyle fakire bir defada 60 günlük yemek parasını verip, her gün yemesini söylemek caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz. 60 fakiri, bir günde iki defa doyurmak gerekir. Yahut bir fakiri her gün iki defa doyurmak üzere 60 gün veya her gün bir defa doyurmak üzere 120 gün yedirmek de olur.

Kefaret gerekir
Sual: Orucu bozup kaza gerektiren bir şeyi, aynı ramazanda iki kere yaparak orucu bozmak, kefareti gerektirir mi?
CEVAP
Evet kasten yaparsa kefaret gerektirir. (Redd-ül-muhtar) Mesela, susuz pirinç tanesi yutunca veya kulağa yağ damlatınca orucun bozulup kaza gerektirdiğini bilip, sebepsiz böyle orucunu bozana kaza gerekir. Bunu aynı ramazan ayında, hiç sebepsiz kasten yine yaparsa, bu sefer kefaret gerekir. Yahut imsak vaktinden sonra, niyet edilirse, kefaret gerekmediğini bilen, yine sebepsiz kasten orucunu bozsa kefaret de gerekir. Bu, hileyi önlemek içindir. Gerçekten orucu bozmayı mubah kılan bir durum olursa, 3-5 defa da bozsa yine kefaret gerekmez.

Kaza gerekir
Sual: (Oruçluyken mastürbasyon yapan, bunun orucu bozduğunu bilmiyorsa kaza gerekir, biliyorsa kefaret de gerekir) deniyor, doğru mu?
CEVAP
Hayır, doğru değildir. Orucu bozduğu bilinse de, mastürbasyon orucu bozar ve sadece kaza gerekir. (Hindiyye, Bahr, Dürr-ül-muhtar)

Ramazanda, orucu bozup kaza gerektiren bir şeyi, kasten iki veya daha fazla yaparak orucu bozmak, kefareti de gerektirir. (Redd-ül-muhtar) [Demek ki, aynı ramazanda, iki kere mastürbasyon yaparsa kefaret de gerekiyor.]

Orucu bozma cezası
Sual: Sivri fikirleriyle ünlü biri, (Kütüb-i sitte denilen altı hadis kitabında, kasten orucu bozanlara, ceza olarak 60 gün oruç tutmaları gerektiği bildiriliyorsa da, bu yanlıştır; çünkü ceza, işlenen suçla orantılı olmalıdır. Bir gün oruç için, 60 gün oruç tutma cezası vermek, zulüm olur) diyor. Kütüb-i sitede bulunan bir hükme, nasıl itiraz edilir?
CEVAP
Bu sivri adam, bunu cahilliğinden değil, kasten yani art niyetle, dini bozmak için söylüyor. Oruç tutmamakla, kasten orucu bozmayı aynı şey gibi göstermeye çalışıyor. Kefaret, oruç tutmamanın değil, orucu kasten bozmanın cezasıdır. Oruç tutmamanın cezası, bir güne bir gün tutmaktır.

Mazereti varsa oruç tutmaz, gününe gün kaza eder. Hastalanırsa bozar, yine bir gün kaza eder. Hiç oruç tutmazsa yine gününe gün kaza eder; ama niyetli orucunu hiç mazereti yokken, kasıtlı olarak bozmak suçtur. Mübarek Ramazanın namus perdesini yırtmaktır. Yani ortada bir suç var.

Dinimizde olduğu gibi, dünya işlerinde de, suç işleyen cezasını görür. Hiç kaza yapmasa bile, ehliyetsiz araba kullanan veya kırmızı ışıkta geçen, cezalandırılır. Ruhsatsız silah taşıyanlar, ruhsatsız iş yapanlar, hiç suç işlemeseler de, bu işleri ruhsatsız yaptıkları için cezalandırılır. Bu işler bir anlık da olsa, senelerce hapiste yatarlar.

Bir kimse, bir eve girip beş tane çay bardağı çaldıktan sonra yakalansa, (Alın bardaklarınızı, beni bırakın) dese, hatta beş bardak yerine on bardak verse, polis bırakır mı? Mahkeme ayrıca hapis cezası da verir; çünkü hırsızlığın kendisi suçtur. Bardakları verdim, niye beni hapsediyorlar diyebilir mi? Dinimizde de, hırsızlık eden, çaldığını vermekle kurtulamaz, hırsızlığın cezasını çeker. Mahkeme suçun durumuna göre elini bile kestirebilir.

Kasten orucunu bozan kimse suç işlemiş olur, yerine bir gün tutayım demekle cezadan kurtulamaz. Hem o bir günü tutar, hem de kefaret verir. Kefareti bir köle azat etmektir. Köle yoksa, o zaman peş peşe iki ay yani 60 gün oruç tutar. Art niyetli kimseler, dinin bu emrini mantıksız bulsalar da, kıymeti yoktur.

Oruç kefareti ve kitap
Sual: Yemin kefaretinde olduğu gibi, kefaret orucunu tutamayan da kitap verebilir mi?
CEVAP
Devamlı hasta veya çok yaşlı olup, 60 gün kefaret orucunu tutamaz ise, 60 fakiri bir gün doyurur. Aç olan 60 fakiri, bir günde iki kere doyurmak lazımdır. Bir fakiri her gün iki defa doyurmak üzere 60 gün veya her gün bir defa doyurmak üzere 120 gün yedirmek de olur. Yahut 60 fakirin her birine bir fitre veya o değerde din kitabı da verilebilir. Mesela 60 tane İslam Ahlakı kitabı, 60 fakire verilir. 60 fakir bulunmazsa bir fakire her gün bir tane vermek üzere 60 gün verilir. 30 fakir varsa iki gün verilir. 20 fakir varsa üç gün verilir. 10 fakir varsa 6 gün verilir. 5 fakir varsa 12 gün birer tane kitap verilir.

Oruç kefareti için
Sual: Devamlı hasta veya çok yaşlı olup, peş peşe 60 gün oruç tutamayan kimse, oruç kefaretini ödemek için, her gün, bir fitre değerinde pide veya ekmek alıp bir fakire altmış gün veya altmış fakire bir günde verse, kefareti ödemiş olur mu? Bunun gibi ekmek yerine, her gün bir İslam Ahlakı veya başka bir muteber din kitabı yahut bir kilo elma veya bir kilo süt versek, oruç kefareti ödenmiş olur mu?
CEVAP
Evet, bildirdiğiniz şeylerin herhangi biri, bir fitre değerinden aşağı değilse, kefaret ödenmiş olur. Ancak peş peşe iki ay oruç tutabilen kimse, bunları yapsa da, kefareti ödemiş olmaz. 60 gün peş peşe oruç tutması lazımdır. Sonra da, kasten bozduğu orucu kaza etmesi gerekir.

Kefaret olmaması için
Sual: Şâfiî mezhebinde, Ramazanda yiyip içmek değil, sadece cinsel ilişkiye girmek kefaret gerektiriyormuş. Eğer ilişkiden önce yiyip içerse, ilişkiye girmek de, kefareti gerektirmiyormuş. Bu bilgi doğru mudur?
CEVAP
Evet, doğrudur. Hanefî’de de buna benzer hüküm vardır. Hanefî'de kefareti gerektirmeyen bir şey yaparak orucu bozduktan sonra, yiyip içilse veya ilişkiye girilse kefaret gerekmez. Mesela susuz olarak bir kum tanesi yutmak, bir pirinç yutmak, kulağa yağ damlatmak gibi bir şey yapılırsa oruç bozulmuş olur. Artık yiyip içilse de, kefaret gerekmez. Hasta veya ilaç alacak olan yahut herhangi bir sebeple orucunu bozmak zorunda kalan, kefaret gerekip gerekmediğinden şüphe edip, bu yolla orucunu bozarsa kefaret gerekmez. Sadece gününe gün kaza eder. Bu yol, bir hile değil, tedbirdir. Ama Şâfiîlerin öyle yapmaları hileye girebilir. Çünkü ramazan günü ilişkiye girmekte bir zaruret yoktur. Gerçekten bir zaruret olursa, o zaman, o yola başvurmak caiz olur.
 
Geri
Üst