Aile hukuku hakkındaki soru & cevaplar

  • Konbuyu başlatan AV. GÖKHAN ARICAN
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“Almanya’da mahkemece verilen boşanma kararının Türkiye’de hangi mahkemede dava açarak tanınmasını sağlayabilirim.”
[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4/2. maddesi gereğince, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a göre Aile Hukuku'na ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi, Aile Mahkemelerinin görevine girmektedir. Davanızı Aile Mahkemesinde açabilirsiniz.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“Merhaba, 1990 doğumlu zihinsel özürlü evlilik dışı bir çocuğum var, mahkemede çocuğumun vasiliğinin bana verilmesi için başvurdum ama davam oğlumun küçük olduğu ve velayet altında bulunduğundan bahisle reddedildi. Bu karar doğrumudur. Ne yapmam gerekiyor. sağolun?”
[FONT=&amp]-----------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335. maddesinde yer alan, "Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar" hükmü gereğince ergin olan çocukların kısıtlanması halinde ana ve babanın velayetinin devam etmesi asıldır.

Çocuğunuz 1990 doğumlu olup ergindir. Mahkemece, ilk önce çocuğunuzun zihinsel özürlü olup olmadığı belirlenecektir. Zihinsel özürlü olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenen ergin oğlunuzun kısıtlanarak annesinin velayetine bırakılması ya da vasi atanmasına karar verilmesi gerekir. Davanızın oğlunuzun küçük olduğu ve velayet altında bulunduğundan bahisle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“Avukat bey, torunlarımı göremiyorum. Gelinim onları bize göstermiyor. Gelinime dava açabilirmiyim? ”
[FONT=&amp]-----------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]
Torunlarınızlala kişisel ilişki kurulmasına izin verilmesi istemiyle dava açmanız mümkün. Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere özellikle de hısımlara tanınabilir (TMK.md.325). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar (TMK.md.336/1).

Ancak davanızda husumeti velayet hakkı sahipleri olan anne ve babaya birlikte yöneltmeniz gerekir (anne-baba sağ ve evli ise). Sadece anneye husumet yönelterek dava açmanız halinde ise mahkemece baba da davaya dahil edilecek; onun göstereceği kanıtlar toplanacak ve karar verilecektir.


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“ 1998 yılında evlendim, şu anda boşanma davası açtım. hangi mal rejimine tabiyim?”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
Eğer başka bir mal rejimini seçmemişseniz; evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. M. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabisiniz.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“Sayın Avukat Gökhan Bey, 1980 tarihinde şu anda boşanmış olduğum eşimle evlendim. 2006 yılında Almanya’da kesinleşen boşanma davasının kabulü yönündeki hükmün tenfizini Türkiye’de açtığım dava ile yaptırdım. Bu davada 2008 tarihinde kesinleşti. Evlilik birliği içerisinde kooperatif üyeliği ile eski kocam adına bir taşınmaz sahibi olmuştuk. Bu taşınmaz 1986 yılında onun adına tescil edildi. Ben bu taşınmazla ilgili katkıyı 1985 ve 1986’da yaptım. 2009 yılında eski eşime katkı payı davası açtım. Ben ve eski eşim başka bir mal rejimini seçtiğimizi ileri sürmedik. Ancak davam zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak yabancı mahkeme tarafından verilen kararın kesinleşme tarihinin esas alınarakzamanaşımından reddedildi. Şimdi ne olacak?”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------
[/FONT]

Almanya’da açılan ve 2006 tarihinde kesinleşen boşanma davasının kabulü yönündeki hükmün tenfizine ilişkin Türkiye’deki mahkemenin vermiş olduğu hükmünün 2008 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur.

TMK.un 225/2. maddesi hükmü yabancı mahkeme boşanma kararlarının tanıma ve tenfizinde de uygulanır. Bir yabancı mahkeme kararının tanınması ile o yabancı mahkeme kararının hukuki sonuçları, özellikle kesin hüküm etkisi Türk hukuku açısından da geçerli hale gelmiş olur. 12.12.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 59. maddesinde “Yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceği....” hükme bağlanmıştır. Buna göre, zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak yabancı mahkeme tarafından verilen kararın kesinleşme tarihinin esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik yoktur.

Ancak siz ve eski eşiniz başka bir mal rejimini seçtiğinizi ileri sürmediğinize göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, (743 sayılı TKM. md. 170) bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise TMK.un 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabisiniz

Dava konusu taşınmaz 1986 tarihinde eski eşiniz adına tescil edilmiş. Sizin tarafınızdan katkının yapıldığı ve taşınmazın kooperatif üyeliği ile edinildiği iddia edilen tarih itibariyle eşler arasında 743 sayılı MK. un 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir. Eski eşinizle aranızdaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazın edinildiğinin ileri sürüldüğü tarihe göre, eski eşinizle aranızda743 sayılı MK. un 170. maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan uyuşmazlık Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durumda 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK.un 178. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımına ilişkin düzenleme sizin davanıza uygulanamaz. Eski eşinizle aranızdaki uyuşmazlıkta Borçlar Kanununun başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde TMK.un 5. maddesi yoluyla her dava için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresini öngören 125. maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerektiği açıktır. Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde tüm taraf delillerinin toplanması ve uyuşmazlığın esası bakımından karar verilmesi gerekir. Bu sebeplerle dava konusu taşınmazın edinildiğinin ve katkıda bulunulduğunun ileri sürüldüğü tarih itibariyle uyuşmazlığın 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olduğu gözden kaçırılarak yukarıda yazılı gerekçeyle davanızı temyiz etmeniz yerinde olacaktır.



[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“Eşimle olan boşanma davam 13.07.2011 tarihinde kesinleşti. Kendisi boşanma hükmünde kusursuz kabul edildi. Boşanmada davası devam ederken kesinleşme tarihinden önce bir başka erkekle ilişkiye girerek, bu kişiden eylül/2011 doğumlu bir çocuğu oldu. Tazminat isteyebilir miyim? Hangi mahkemede dava açmam gerekiyor?”

[/FONT]
[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]

Eski eşinize karşı [/FONT]genel görevli mahkemede [FONT=&amp]manevi tazminat davası açabilirsiniz. Şöyle ki;[/FONT]
[FONT=&amp]
Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde düzenlenen sadakat yükümlülüğü; boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder. Kural olarak sadakat yükümlülüğüne aykırılığın açılan boşanma davasında ileri sürülmesi ve buna bağlı olarak Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi gereğince manevi tazminat istenmesi beklenir. [/FONT] [FONT=&amp]

Ancak manevi tazminat isteğinin boşanmanın kesinleşmesinden sonra Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesindeki 1 yıllık süre de gözetilerek istenmesi mümkündür (22.01.1988 tarihli 1986/5 esas, 1988/1 karar sayılı İçt. Bir. Kararı). Hükmün kesinleşmesinden sonraki manevi tazminat isteği Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde açık olarak belirtildiği üzere "boşanmaya sebep olan olaylar" yüzünden olmalıdır. Bunun sonucu olarak; boşanma sebebi olarak gösterilmemiş; ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranışın varlığının anlaşılması durumunda; bu davranış aynı zamanda sadakatsizliğe uğrayan eşin kişilik haklarını zedeler nitelikte olduğundan; hakkı zedelenen kişinin Türk Medeni Kanunu'nun 25. ve Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince genel hükümlere dayalı olarak genel görevli mahkemede manevi tazminat isteğinde bulunmasına da yasal bir engel yoktur.* [/FONT]

[FONT=&amp]Davanız genel hükümlere dayalı bir manevi tazminat isteği olacaktır. Bu sebeple davaya bakma görevi aile mahkemesine ait olmayıp; asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

[/FONT]
[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr

[/FONT]

[FONT=&amp]*Yargıtay [/FONT][FONT=&amp]2. Hukuk Dairesi 2009/5707 E., 2010/8831 K.[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“1994 ocak doğumluyum onsekiz yaşına eni girdm evliliğime ailem izin vemiyo aile izni olmadan nikah kıyablrmtym ??”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]

Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.
Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple (mesela kadın hamile kalmışsa vb.) onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Ancak hâkim ana baba veya vasinin söyledikleri doğrultusunda karar vermek zorunda değildir.

Veli veya vasi, kötü niyetle kısıtlı veya küçüğün (16 yaşını bitirmiş 17 yaşına girmiş) evlenmesine izin vermiyorsa, küçük veya kısıtlı, mahkemeye başvurarak hâkimden evlenme izni alabilir. Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, küçüğe veya kısıtlıya evlenme izni verebilir. Kanun koyucu, hâkimin evlenme izni vermesiyle kız kaçırma olaylarının azaltılması ve nikâhsız yaşamaları belli ölçüde önlemeye çalışmıştır.

Ayrıca küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez. Kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.

Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir.

Yine kısaca değinmek gerekirse;

- Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında,
- Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında,
- Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında

evlenme yasaktır.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“babamdan miras kaldı. Kocam bu para üzerinde hak iddia edebilir mi? Teşekkürler”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT]

Miras yoluyla kalan para kişisel mal olup; diğer eş bu para üzerinde herhangi bir hak iddia edemez. Ancak bu paranın faizleri edinilmiş mal olarak kabul edilir.


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“merhaba Gökhan Bey: biz eşimle 15/01/2010 tarihinde evlendik evlilik sonrası bir çok olay yaşadık ve sık sık ayrılıklar oldu benim boğazıma bıçak falan dayamıştı. Uzun süre sonra barıştık ve ben şikâyetimi geri aldım. Daha sonra hamile kaldım ve beni hamile iken terk etti gitti. Şimdi yasal haklarım nedir bilmiyorum. Avukat tutmak istiyorum ama maddi gücüm buna yetmiyor. Üzerime birçok borç bıraktı, çalışıyorum onları ödüyorum ama doğumdan sonra uzun bir süre çalışamayacağım şu an ssk lı da olduğum için barodan avukat tutamıyorum. Fakat doğumuma kadar bu yasal işlemlerin hepsi bitsin istiyorum. Bunun için neler yapabilirim? Bana yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum. İnananın öyle bir çıkmaza soktu ki elim ayağım bağlı kaldım böyle anlaşmalı boşanalım diyorum ona da yanaşmıyor ne olur yardım edin bana şimdiden tşk ederim.”[/FONT]


[FONT=&amp]--------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT][FONT=&amp]

"biz eşimle 15/01/2010 tarihinde evlendik[/FONT]
"
[FONT=&amp]Eğer başka bir mal rejimini seçmemişseniz; TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabisiniz. [/FONT] [FONT=&amp]

“evlilik sonrası bir çok olay yaşadık ve sık sık ayrılıklar oldu benim boğazıma bıçak falan dayamıştı.Uzun süre sonra barıştık ve ben şikayetimi geri aldım.”[/FONT]

[FONT=&amp]Bu olaylardan dolayı barışmış ve şikâyetinizi geri aldığınızdan; daha sonra evlilik birliğini devam ettiğinizden olayları affetmiş/hoşgörü ile karşılamış sayılırsınız. Bu sebeple açacağınız boşanma davalarında bu hususları öne süremezsiniz.[/FONT] [FONT=&amp]

“Daha sonra hamile kaldım ve beni hamile iken terk etti gitti.”[/FONT]

[FONT=&amp]Ayrılık sebebinizi bilmemekle birlikte (ileride doğumdan sonra bebeğiniz için iştirak nafakası ve) şu anda kendiniz için (sadece) tedbir nafakası talepli davayı Aile Mahkemesinde açabilirsiniz (veya boşanma davası, ayrılık davası açıp bu davalar içerisinde de nafaka isteyebilirsiniz).[/FONT]

[FONT=&amp]“Avukat tutmak istiyorum ama maddi gücüm buna yetmiyor. şu an ssk lı da olduğum için barodan avukat tutamıyorum.”[/FONT]
[FONT=&amp]Davalarınızı avukat olmadan açabilir ve takip edebilirsiniz. Ancak şunu da gözetmeniz gerekir ki; hukuki konularda herhangi bir avukat kadar bilgiye sahip olamayacağınızdan ve çoğu konu teknik bilgi gerektirdiğinden herhangi bir avukata danışmadan açacağınız davalarda haklı olsanız bile davanızı kaybedebileceğiniz, davanızın aleyhinize sonuçlanabileceği durumlar söz konusu olabilecektir. Bu sebeple davanızı açarken bir avukattan yardım almanızı tavsiye ediyorum.

Bunun yanında hukuki işlemleri karşılayacak/avukat tutacak paranız olmayabilir. Avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağınız bulunmuyorsa; hak arama özgürlüklerinizin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünüzün kullanımında eşitliği sağlamak üzere kurulmuş olan ve her baro merkezinde bulunan adli yardım bürolarına başvurarak avukatlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz. Sizin için atanacak avukatla ilgili olarak adli yardımdan yararlandığınız için herhangi bir ücret ödemeyeceksiniz. Avukatınız da adli müzaharet talepli olarak davanızı açacaktır. Adli müzaharet talebinizin kabulü durumunda yargılama giderlerinden de muaf olursunuz.[/FONT] [FONT=&amp]

Adli yardım için sizden;[/FONT]


[FONT=&amp]1.Muhtardan fakirlik ilmuhaberi[/FONT]
[FONT=&amp]2.Belediye’den emlak beyannamesi verilip verilmediğine dair yazı[/FONT]
[FONT=&amp]3.Tapu sicil müdürlüğünden üzerine mal varlığı olup olmadığına dair yazı[/FONT]
[FONT=&amp]4.Vukuatlı nüfus kayıt örneği[/FONT]
[FONT=&amp]5.Nüfus müdürlüğünden ikametgâh[/FONT]
[FONT=&amp]6.Nüfus cüzdanı fotokopisi[/FONT]
[FONT=&amp]7.Trafikten üzerine kayıtlı araç olup olmadığına dair yazı[/FONT]
[FONT=&amp]8.İkametgah ilmuhaberi[/FONT] [FONT=&amp]
9.Çalışıyorsa maaş bordrosu/gelir belgesi[/FONT]
[FONT=&amp]

istenecektir.[/FONT]
[FONT=&amp] Ancak SSK[/FONT][FONT=&amp]’[/FONT][FONT=&amp]lı olduğunuzdan sizin de belirttiğiniz üzere adli yardımdan yararlanma şansınız bulunmuyor. Bu sebeple ya davanızı kendiniz açıp takip edeceksiniz ya da bir avukat tutacaksınız.[/FONT] [FONT=&amp]

“anlaşmalı boşanalım diyorum ona da yanaşmıyor”,” doğumuma kadar bu yasal işlemlerin hepsi bitsin istiyorum.”[/FONT]
[FONT=&amp]

Maalesef o zaman çekişmeli boşanma davası açacaksınız. Eğer bir anlaşma dava süresince olmazsa ve karşı tarafın veya sizin dava bittikten sonra davayı temyiz etme ihtimalini de düşünürseniz bu dava bebeğiniz doğduktan sonra da halen devam ediyor olacaktır. Bu davada boşanma, velayet, maddi/manevi tazminat, nafaka vb. isteklerde bulunabilirisiniz (veya sadece nafaka davası, ayrılık davası açabilirsiniz). Çekişmeli olarak açtığınız davayı, daha sonra anlaşma olması halinde, yapacağınız bir protokolle anlaşmalı boşanma davasına çevirebilirsiniz. Boşanmanın kesinleşmesinin ardından 1 sene içerisinde de mal rejimlerine ilişkin davanızı açabilirsiniz.

[/FONT]
[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“Avukat Bey, eşim boşanma davası açtı . ardından bende karşı dava açtım. Ancak mahkeme süresinde karşı dava açmadığım için davamı reddetti.”[/FONT]

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
[FONT=&amp]Karşı dava süresinde açılmamış olsa dahi ret kararı verilmeyip esasen tefrik edilmesi gerekir. Ancak karşı dava da boşanmaya ilişkin olduğuna göre davalardan biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecektir. Bu itibarla aralarındaki bağlantı nedeniyle tefrik edilse dahi birleştirilmesi gerekecektir. O nedenle dava ve karşı davanın birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi usul ekonomisine uygun düşecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenleme ( md. 133/2, 166/1-4) davaların birleştirilmesine ve birlikte görülmesine engel değildir. Bu sebeple tefrik kararı da verilmeyip davaların birlikte görülmesi ve taraf delillerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.[/FONT]


[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“16.5.2011 tarihinde evlendik. Anlaşmalı olarak boşanabilir miyim?”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi “evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır” hükmünü içermektedir. Bu sebeple 16.05.2012 tarihinden önce; başka bir anlatımla 1 yıllık yasal süre dolmadan anlaşmalı boşanma olmaz.



[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
"Anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdik. Davaya biz gitmesek vekillerimiz gitse boşanmaya karar verilir mi?"

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde dahi boşanma kararı verebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi çerçevesinde takdiri gerekecektir (TMK.md.184).

Başka bir anlatımla anlaşmalı boşanma davanızda kendinizi vekille de temsil ettirseniz yine de duruşmaya gidip protokolü kabul ettiğinizi hususunda beyanda bulunmanız gerekmektedir.

Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]Boşanma davam devam ederken başka bir kadınla nişanlandım. Daha sonra bu nişan atıldı. Bu nişan geçerli midir? [/FONT][FONT=&amp]Nişan hediyelerinin aynen veya bedelinin iadesini faiz ve masraflarla birlikte “[/FONT][FONT=&amp]nişan bozulması nedeniyle eşyaların iadesi” davası olarak [/FONT][FONT=&amp]Aile mahkemesinde dava açarak isteyebilir miyim?[/FONT]

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
[FONT=&amp]Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.[/FONT] [FONT=&amp]

TMK’nın 118. maddesi hükmüne göre; “nişanlanma, evlenme vaadiyle olur”. Gerçekte evli olan birisi bir başkası ile yeniden nişanlanma akdi yapamaz. Şayet yapılmış ise, yapılan bu akit geçersiz olup, yasal anlamda nişan akdi olarak kabulü olanaksızdır.[/FONT] [FONT=&amp]
Bu durumda da Aile Mahkemesi tarafından yargılama yapılması mümkün değildir.[/FONT] [FONT=&amp]

Alacağınız genel hükümlere tabi alacak davası niteliğinde olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 1. maddesi ile 4. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi halinde, bu tür davaların Aile Mahkemelerinin görevi dâhilinde olmadığı, bu nedenle aile mahkemesinde dava açmanız halinde mahkemece görevsizlik kararı verilecektir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen nazara alınması gerekmektedir.[FONT=&amp][1]

[/FONT]
[/FONT]
Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr


[HR][/HR] [FONT=&amp][1][/FONT] [FONT=&amp]Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2009/8106 E., 2009/10088 K.[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
"Mahkemeden cinsiyetimin değiştirilmesini isteyebilir miyim? Nasıl?"

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin;

-onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve
-evli olmaması;
-ayrıca transseksüel yapıda olup,
-cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi

şarttır. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir. Ayrıca dava sırasında mahkemece Adli Sicil Kaydı ve aranılan şahıslardan olup olmadığınıza ilişkin kayıtlar da getirtilecektir.


Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
"Kocam soyadının yanına başka bir soyadı almak istiyor. Yapabilir mi?"

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
27/12/1934 tarihli Soyadı Nizamnamesinin 6. maddesinde “soyadı ya yalnız olarak veyahut (oğlu) ile birlikte kullanılır.”, 16. maddesinde ise “evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır. Ergin olan evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması durumunda evlatlık, evlat edinilmeden önceki soyadını alır.” hükümleri yer almaktadır.

Soyadı Nizamnamesinin 6. ve 16. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, erkek bir şahsın soyadının yanına bir başka soyad eklenemez.*



Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr


* Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/7038 Karar No: 2011/8854
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“sayın avukatım.ben 12 yıllık evliyim.çocuğum yok.eşimle anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdik.daha doğrusu o istedi bende kabul ettim.biz davamızı açtık.fakat daha ilk mahkeme günüm bile gelmeden eşim 17 yaşında bir kızla kaçtı.kendisi 37 yaşında.ben annemin yanında yaşıyorum. hiç bi mal varlığım yok.bu yetmezmiş gibi içgüveyi olarak aldığımız ailemin evini ödenmemiş bir çok borçla bıraktı gitti.benim size soracağım şu:eşim reşit olmayan kızı kaçırdığı için ceza alırmı.ben bu mağduriyetim sonucu ondan herhangi bi maddi manevi tazminat talep edebilirmiyim.şimdiden sonsuz tşkler. Saygılar”[/FONT]

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]

[/FONT][FONT=&amp]“eşimle anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdik. Daha doğrusu o istedi bende kabul ettim. fakat daha ilk mahkeme günüm bile gelmeden … “[/FONT]

[FONT=&amp]Anlaşmalı boşanma davasında imzalayıp mahkemeye verdiğiniz protokolü mahkemede kabul etmediğiniz sürece bir geçerliliği yoktur. Bu protokolü mahkemede kabule etmemeniz halinde anlaşmalı boşanma davanız çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir.[/FONT] [FONT=&amp]

“eşim 17 yaşında bir kızla kaçtı, eşim reşit olmayan kızı kaçırdığı için ceza alırmı.”[/FONT]


[FONT=&amp]5237 Sayılı Yasanın 6/1-a maddesinde çocuk kavramı "18 yaşını doldurmamış kişi" olarak tanımlanmış; cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kısmında çocuk, "15 yaşını bitirmiş" ve "15 yaşını tamamlamamış" olarak ikiye ayrılmıştır. 5237 Sayılı Yasa uyarınca 15 yaşını bitirmiş olmakla birlikte 18 yaşını tamamlamamış olan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma olayında mağdurenin rızası, Kanunun 26/2. maddesi anlamında hukuka uygunluk nedeni oluşturacağından, fiili suç olmaktan çıkarır.[/FONT]

-Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması).

-Ayrıca bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Çocuğa karşı bu suçun İşlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır (Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma).

-Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (Reşit olmayanla cinsel ilişki). Bu tür suçlarla ilgili olarak Yargıtay 5. Ceza Dairesi, bu yaş grubundaki kızların kendi rızalarıyla kaçması halinde suçun oluşmayacağı yönünde kararlar vermektedir.

ben bu mağduriyetim sonucu ondan herhangi bi maddi manevi tazminat talep edebilirmiyim”

Boşanma davasından sonra olan olayları devam eden boşanma davasına konu edemezsiniz. Başka bir anlatımla;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin 3. fıkrası uyarınca eşlerin birbirine karşı sadakat yükümlülüğünün ihlali olgusunun, ancak boşanma davasından önce gerçekleşmesi halinde ve buna davada dayanılması durumunda hükme esas teşkil edebileceği kuşkusuzdur. Dava tarihinden sonra sadakat yükümlülüğünün ihlali halinde ise, az yukarıda açıklanan ilkeler gereği, bu yeni olgunun, yeni bir davanın konusunu teşkil edeceği, her türlü duraksamadan uzaktır. Bu sebeple eğer kocanızın bu aldatma/güven sarsıcı davranışlar sergilediğini gösterir bir olayın varlığı daha önceden öğrenmişseniz (dava açılmadan önce); davada ileri sürüp kanıtlamanız halinde maddi/manevi tazminat ve nafaka almanız söz konusu olabilir.

Ayrıca manevi tazminat için https://www.meleklermekani.com/kadin-ve-hukuk/205578-bosanmanin-maddi-sonuclari-ve-manevi-tazminat.html linkini ve manevi tazminat için https://www.meleklermekani.com/kadin-ve-hukuk/205577-bosanmanin-maddi-sonuclari-ve-maddi-tazminat.html linklerindeki yazılarımı okuyabilirsiniz.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“Lise öğrencisiyken evlendim ve bu konuda okula bilgi vermedim. Bu husus ÖSS başvuru işlemleri sırasında okulum tarafından tespit edildi ve okulla ilişiğinin Lise ve Ortaokullar Yönetmeliğinin 153. maddesi gereğince kesildi. İlişik kesme işlemi hukuka uygun mudur? Yönetmeliğin 153. maddesi eğitim - öğretim hakkımı sınırlamamakta mıdır?”

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
Anayasa'da “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasında/'Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz" düzenlemesine yer verilmiştir.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasasının 56. maddesinde de, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu Yasa hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu kurala bağlanmıştır.

Lise ve Ortaokullar Yönetmeliğinin 153. maddesinde de, evli veya nişanlı olanların okula öğrenci olarak alınamayacağı, öğrenci iken evlenenlerin ve nişanlananların okulla ilişiklerinin kesileceği kuralı getirilmiştir.
Yönetmeliğin bu maddesinin amacı, örgün ortaöğretim kurumlarında okuyan çeşitli yaş grubundaki öğrenciler arasında sosyal ve kültürel yönlerden birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır.

Yönetmeliğin bu hükmü eğitim - öğretim hakkını sınırlamamakla birlikte bu durumdaki öğrencilerin açıköğretim lisesinde öğrenimlerine devam etme olanakları bulunmaktadır.

Bu durumda, ortaöğretim öğrencilerinin yaşamlarında öğrencilikle ilgili sorumluluklar yanında, daha farklı pek çok sorumluluğu da birlikte getirebilecek olan nişanlanma ve evlenme gibi durumlar, öğrencilik yaşamıyla bağdaşmayacağından, düzenlemede ve buna dayalı olarak oluşturulan işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.



Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[FONT=&amp]
[/FONT]
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“Açılan davada nişan hediyelerinin (nişan hediyeleri; ziynet eşyaları ile elbise ayakkabı vs.)aynen değilse bedelinin masraflarla birlikte benden tahsili istenmiştir. Bende açtığım karşılık davada manevi tazminat talep ettim. Mahkemece nişan hediyeleri hususunda ihtisas sahibi olmayan bir kişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu alındı. Bu raporda 7 sıra halinde gösterilen ziynet eşyalarının tamamının bana verildiği ve benim iade etmediğim hususlarında davacı tanık anlatımları ve benim gösterdiğim tanıklar alınmıştır. Ancak hangi tanığın beyanlarının hangi nedenle üstün tutulduğu ise karar yerinde tartışılmadığı gibi bu yönde bir gerekçeye de yer verilmemiştir. Ayrıca davacının yakın akrabaları olan ve yeminsiz beyanları alınan tanıklar çelişkili anlatımlarda bulunmuşlardır. Davacı tanığı olarak (davacı ile akrabalığı da bulunmayan) kişi ise yeminli anlatımı bulunmaktadır. Bu kişi ise bir adet üçlü (altın) set, dört adet burma bilezikten söz etmektedir. Ben yüzükler ile iki adet telli burma bileziği kabul etmiştim. Bizim tanıklarımız ile davacının tanıklarının anlatımları arasında çelişkiler mevcuttur. Yine dava dilekçesinde ziynet eşyaları için belirtilen birim değerler gözetilmeyerek, bilirkişinin saptadığı fiyatların hükme esas alınmıştır. Ayrıca hükümde iade edilen nişan hediyelerinin açıkça gösterilmeyerek bilirkişi raporuna atıfta bulunuldu ve dava dilekçesinde ziynet eşyaları için belirtilen birim değerler gözetilmeyerek, bilirkişinin saptadığı fiyatların hükme esas alındı. Sonuç olarak mahkemece esas davanın kabulüne, karşılık davanın reddine karar verildi”[/FONT]

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
[FONT=&amp]Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre, kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur.[/FONT] [FONT=&amp]
İadesine karar verilen ve hükümde atıfta bulunulan bilirkişi raporunda 7 sıra halinde gösterilen ziynet eşyalarının tamamının davalıya verildiği ve davalının iade etmediği hususlarında davacı tanık anlatımları alınmış, buna karşın hediyelerin miktarı ve iadesi yönünde davalı tanıkları da beyanda bulunmuş olup, taraf tanıkları yüzleştirilmesine rağmen beyanlar arasındaki çelişki giderilememiştir. Hangi tanığın beyanlarının hangi nedenle üstün tutulduğu ise karar yerinde tartışılmadığı gibi bu yönde bir gerekçeye de yer verilmemiştir.[/FONT] [FONT=&amp]

Oysa, davacının yakın akrabaları olan ve yeminsiz beyanları alınan tanıklar çelişkili anlatımlarda bulunmuşlardır. Davacı tanığı olarak (davacı ile akrabalığı da bulunmayan) kişinin ise yeminli anlatımı bulunmaktadır. O halde bu tanığın beyanına diğer tanık anlatımları karşısında üstünlük tanınarak değer atfedilip buna göre, bir adet üçlü (altın) set, dört adet burma bilezik ve davalı tarafın kabulünde olan yüzükler ile iki adet telli burma bilezik iade kapsamında değerlendirilmelidir. Delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.[/FONT] [FONT=&amp]

Uygulamaya göre de, talep edilen nişan hediyeleri; ziynet eşyaları ile elbise ayakkabı vs. olduğuna ve sadece ziynet eşyalarının iadesine karar verildiğine göre, istemin kabulü şeklinde hüküm kurulması (HUMK. md. 388),[/FONT] [FONT=&amp]
Buna ilaveten dava dilekçesinde ziynet eşyaları için belirtilen birim değerler gözetilmeyerek, bilirkişinin saptadığı fiyatların hükme esas alınması suretiyle talebin aşılması (HUMK. md. 74),[/FONT] [FONT=&amp]

Ayrıca hükümde iade edilen nişan hediyelerinin açıkça gösterilmeyerek bilirkişi raporuna atıfta bulunulması, dolayısı ile infazda şüphe ve tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi (HUMK. md. 388/son);

Son olarak, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği ve verilen kararların Yargıtay denetimine elverişli nitelikte açık ve de gerekçeli olması gerektiği gözetilmeden, bilirkişinin dava konusu uyuşmazlığın çözümünde ihtisas sahibi olmadığı değerlendirilmeyerek oy ve görüşüne başvurulması usul ve yasaya uygun değildir (HUMK. md.275).[/FONT] [FONT=&amp]

Mahkemece yapılacak iş; yukarıda iade kapsamına alınması açıklanan nişan hediyeleri yönünden, dava dilekçesinde açıklanan birim fiyatları gözetip, ziynetlerin değerini ihtisas sahibi bilirkişiye belirlenip varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar vermekten ibarettir.


[/FONT]
Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[FONT=&amp]
[/FONT]​
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“Yapılan nişan haksız bozuldu. [/FONT][FONT=&amp]Nişanın haksız bozulması nedeniyle evlilik olacağı inancı ile yapılan “canlı buket gül, çikolata, saç yapımı, resimciye ödenen, kuru çiçek, özel nişan elbisesi, nişan terliği, ayakkabı, çanta-çorap, çizme, orta parası, kız babasına gömlek, kız babasına hırka, kız annesine etek- pantolon- gömlek- çorap- ayakkabı, kız anneannesine etek- başörtü- çorap- hırka- kumaş, altın nişan yüzüğü, altın kolye, Nokia cep telefonu” harcamaları karşılığı 4.700,00-TL maddi ve üzüntüsü karşılığında da 2.000-TL manevi tazminatın tahsili talep ve dava edildi. Mahkemece bu belirttiğim giderler karşılığı olarak 2.546,00-TL maddi tazminat ve sırf nişanın bozulması nedeniyle 500,00-TL manevi tazminata hükmedildi.” [/FONT]

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]

[/FONT] [FONT=&amp]TMK'nun 122.maddesine göre, nişanın bozulması halinde alışılmışın dışındaki hediyeler aynen, mevcut değil ise mislen geri verilir veya karşılığı sebepsiz zenginleşme kurallarına göre istenir. Kural olarak, giyinmekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen (elbise, ayakkabı gibi) eşyaların aynen iadesine karar verilemez. Mahkemece bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın ispat edilemeyen nişan hediyeleri yönünden kısmen kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bundan ayrı olarak da, TMK'nun 121.maddesine göre, nişanın bozulması yönünden, kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Somut olayda, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hükümde tartışılmadan ve maddi tazminat istemi hakkında bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.[/FONT] [FONT=&amp]

TMK'nun 122.maddesinde nişanın bozulması halinde alışılmışın dışındaki hediyelerin aynen, mevcut değilse mislen geri verileceğini öngörmüştür. Alışılmış (mutad) hediyeden kasıt giyinmekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. [/FONT]
[FONT=&amp]Altın ve ziynet eşyası ile cep telefonu vs. eşyalar mutad dışı hediyeler olup, iadesi gereken eşyalar sınıfına girmektedir.[/FONT]

[FONT=&amp]Altınlar (yüzük, kolye) ve cep telefonu dışındaki taleplerin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu mutad eşyaların bedelinin de tahsiline karar verilmesi doğru değildir. [/FONT] [FONT=&amp]

TMK'nun 121.maddesine göre, nişanın bozulması yönünden, kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir ise de; manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan sırf nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi de bozmayı gerektirir.


[/FONT]
Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[FONT=&amp]
[/FONT]​
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
[FONT=&amp]“Davacı dava dilekçesinde, kızı ile benim 5 ay nişanlı kaldıktan sonra ayrıldığımızı, evleneceğimiz ümidi ile kızı için taksitle halı, yatak odası ve mobilya aldığını ve bu eşyaları tutulan eve götürdüğünü, ancak nişanın bozulmasından sonra eşyaları aldığı mağazaya iade ettiğini, mağaza sahiplerinin ödenen peşinat bedeli toplam 2000-TL lirayı geri vermediklerini, bu nedenle uğradığı zarar bedeli 2000-TL’nın tahsilini talep etti. Dosya kapsamından nişanın bozulmasında kusurun nişanlılardan hangisinde olduğu hususu araştırılmamıştır. Mahkemece, benim haklı sebep olmadan nişanı bozmam nedeniyle TMK'nun 120/2 ye göre davacının tazminat isteme hakkı olduğundan bahisle ödenen peşinat bedeli 2000-TL’nın benden tahsiline karar verilmiştir. Karar doğru bir karar mıdır?”[/FONT]

[FONT=&amp]---------------------------------------------------------------------------------------------------[/FONT] [FONT=&amp]
[/FONT]
[FONT=&amp]TMK.nın 120.maddesinde "Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakarlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır. Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler" hükmü yer almaktadır. [/FONT] [FONT=&amp]

Nişanın bozulmasında kusurun nişanlılardan hangisinde olduğu hususu araştırılmamıştır. [/FONT] [FONT=&amp]

Bu durumda mahkemece yapılması gereken; nişanın bozulmasında kusurlu olan tarafı araştırmak ve eğer sizin kusurunuz nedeniyle nişanın bozulduğu anlaşılırsa o takdirde davacının uğradığı zarara hükmetmek olmalıdır. [/FONT]

Bunun için dava konusu eşyaların ikinci el olarak kaça satılabileceğini bilirkişi aracılığı ile belirlemek ve alınacak rapor doğrultusunda eşyaların yeni fiyatı ile 2.el fiyatı arasındaki farka göre uğranılan zararın tazminine karar verilmelidir.


Av. Gökhan ARICAN
Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı
A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA
Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89
www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[FONT=&amp]
[/FONT]​
 
AV. GÖKHAN ARICAN

AV. GÖKHAN ARICAN

Üye
Üye
“boşanma makmememi açalı 4.5 ay oldu ama hala bir yanıt alamadım bu durumda ne yapmam gerekiyor acaba”

[FONT=&amp]--------------------------------------------------------------------------------------------------
[/FONT]

Eğer kastettiğiniz duruşma gününün belli olmaması ise; mahkemece dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.

Eğer size herhangi bir cevap dilekçesi, delil dilekçesi vs. gibi karşı tarafın göndermesi gereken dilekçeler gelmemişse davayı açtığınız mahkemenin kalemine gidip dosyaya bakmanızda fayda vardır.

[FONT=&amp]Av. Gökhan ARICAN[/FONT]
[FONT=&amp]Barbaros Mh. Tunalı Hilmi Caddesi Kuğulu İş Hanı [/FONT]
[FONT=&amp]A Blok No:123/56, Kavaklıdere/Çankaya/ANKARA[/FONT]
[FONT=&amp]Tel: 0 312 466 56 34 – Faks: 0 312 466 56 40 – Gsm: 0 533 372 36 89[/FONT]
[FONT=&amp]www.gokhanarican.av.tr – e-mail: info@gokhanarican.av.tr[/FONT]
 

Üst